Yüksek oksidatif stres ile artan reaktif oksijen tü-rleri (ROS) üretimi, DNA hasarı, epigenetik değişi-klikler ve genetik instabiliteyi tetikleyerek tümör oluşumunu hızlandırmaktadır. Antioksidan vita-minlerin (A, C ve E) kanser gelişimi ve ilerlemesi üzerindeki etkileri uzun süredir araştırılmakta olup, literatürde hem koruyucu hem de potansiyel olarak risk oluşturabilecek sonuçlar bildirilmiştir.
Temel olarak antioksidanlar, ROS’u nötralize ederek oksi-datif stresi azaltmakta, bağışıklık fonksiyonlarını desteklemekte ve hücresel bütünlüğü korumaktadır. Bununla birlikte, yüksek doz vitamin takviyelerinin bazı koşullarda hücresel oksidatif dengeyi aşırı baskılayarak kanser hücrelerinde stres-yanıt yolak-larına müdahale edebildiği ve bu nedenle tedavi yanıtı, hücre döngüsü ve apoptoz süreçleri üzerinde istenmeyen etkilere yol açabileceği öne sürülmekte-dir.
A vitamininde yüksek doz β-karoten kullanımının özellikle yüksek riskli bireylerde akciğer kanseri olasılığını artırabildiği; C vitamininin doz ve uygu-lama yoluna bağlı olarak hem antioksidan hem de pro-oksidan etki gösterebildiği; E vitamininin ise anti-inflamatuar özelliklerinin yanı sıra tümör biy-olojisi üzerinde çift yönlü etkilere sahip olabileceği bildirilmektedir.
Bu derleme, A, C ve E vitaminle-rinin oksidatif stres, inflamasyon ve hücresel sinyal yolakları üzerindeki mekanizmalarını ele alarak kan-ser gelişimi ve klinik süreçler açısından taşıdığı çift yönlü etkileri değerlendirmekte ve yüksek doz anti-oksidan kullanımında dikkat edilmesi gereken temel noktaları özetlemektedir.