Bizi Takip Edin

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Habere Git

Bakan Memişoğlu: Yerli kalp-akciğer makinesinde seri üretime geçeceğiz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz" diye konuştu.

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 12
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 43
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 45
STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR
KÖŞE YAZISI

STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR

Mustafa DAŞCI

21 Ağustos 2026 10

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Obezite kalp sağlığını tehdit ediyor SAĞLIK
SAĞLIK

Obezite kalp sağlığını tehdit ediyor

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Ümit Kervan, kalp hastalıklarının önemli bölümünde yaşam tarzının belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "Kalbinize iyi bakmanın altın formülü obeziteden uzak durmak" dedi Prof. Dr. Kervan, kalp sağlığının korunmasında beslenme ve fiziksel aktivitenin yanı sıra uyku düzeni ve sigaradan u…

21 Ağustos 2026 19
‘Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın’ SAĞLIK
SAĞLIK

‘Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın’

Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikoloğu Duygu Murat, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla çocukların okula uyum sürecinde ailelerin dikkat etmesi gerekenlerle ilgili... Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikoloğu Duygu Murat, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla çocukların okula uyu…

21 Ağustos 2026 16
ABD’de Kolesterol Kılavuzu Güncellendi: LDL Hedefleri Yeniden Belirlendi BILIM
BILIM

ABD’de Kolesterol Kılavuzu Güncellendi: LDL Hedefleri Yeniden Belirlendi

ABD’de yayımlanan yeni kolesterol kılavuzunda, kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için daha erken değerlendirme ve tedavi önerildi. Kılavuzda LDL kolesterol hedefleri risk düzeyine göre yeniden belirlenirken, kolesterol taramasının çocukluk döneminde başlaması tavsiye edildi.ABD'de kardiyoloji uzmanları, kolesterol ve diğer kan yağlarının y…

21 Ağustos 2026 20
Baş dönmesi ve denge bozuklukları mobil cihazlarla teşhis edilecek SAĞLIK
SAĞLIK

Baş dönmesi ve denge bozuklukları mobil cihazlarla teşhis edilecek

Kocaeli ve Kahramanmaraş'tan uzman ve akademisyenler, baş dönmesi ve denge bozukluklarını mobil cihazlarla teşhis etmeyi sağlayacak sistem geliştiriyor Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle Kocaeli Şehir Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi işbirliğinde, cep telefonu veya dizüstü bilgisayar tabanlı sist…

21 Ağustos 2026 14
 
Sıcak çarpmasında hayati tehlike; beyin ve organlar zarar görebilir SAĞLIK
SAĞLIK

Sıcak çarpmasında hayati tehlike; beyin ve organlar zarar görebilir

Halk arasında sıcak havalarda yaşanan halsizlik ve fenalaşma 'sıcak çarpması' olarak ifade edilse de sıcaklığa bağlı gelişen rahatsızlıkların en ciddi olanlarından biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıca... Halk arasında sıcak havalarda yaşanan halsizlik ve fenalaşma 'sıcak çarpması' olarak ifade edilse de sıcaklığa bağlı gelişen rahatsızlıkların en ciddi olanlarından biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklıklar, vücudun ısı dengesini zorlayarak isilikten kas kramplarına, ayaklarda şişmeden halsizlik ve yorgunluğa farklı sorunlara yol açabiliyor. Özellikle uzun süre sıcakta kalanlarda yoğun terleme ile sıvı kaybı artarken; bulantı, kusma, bitkinlik ve kramplar görülebiliyor. Durumun ağırlaşması halinde kişinin bilincinde değişiklik, konuşmasında bozulma, aşırı uyku hali veya nöbet gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere sıcak havadan daha fazla etkilenenlerin günün en sıcak saatlerinde güneşten uzak durması, serin ortamlarda bulunması ve yeterli sıvı tüketmesi önem taşıyor.SICAKLIK TABLOSUSıcaklıklara bağlı rahatsızlıkların birçok farklı semptomu olduğunu aktaran AÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nda Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze "Termoregülasyon dediğimiz sistem sayesinde vücudumuz terleme ve diğer mekanizmalarla ısı kaybederek vücut sıcaklığını dengede tutuyor. Ancak bazı durumlarda bu denge bozulabiliyor. Sıcak döküntüsü, ter bezlerinin kanallarının tıkanması sonucu ortaya çıkıyor. Halk arasında 'isilik' olarak da biliniyor ve özellikle çocuklarda daha sık görülüyor. Serin ortamda bulunmak, terlemeyi kolaylaştıran ince ve pamuklu kıyafetler tercih etmek yeterli olabiliyor" dedi.YÜKSEK SICAKLIKLAR ÖDEME YOL AÇABİLİYORUygulanabilecek kolay yöntemlerle sıcak kramplarının ve sıcak ödeminin önlenebileceğini kaydeden İbze, "Sıcak krampları, yoğun terlemeyle birlikte sıvı ve elektrolit kaybından kaynaklanıyor. Daha çok bacak ve kollarda görülüyor. Sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması ile şikayetler genellikle kısa sürede düzeliyor. Bir diğer durum ise sıcak ödemi. Sıcağa bağlı damarların genişlemesiyle özellikle ayak bileklerinde şişlik oluşabiliyor. Sıcaktan uzaklaşmak, ayakları kalp seviyesinin üzerine kaldırıp, dinlenmek çoğu zaman yeterli oluyor" diye konuştu.'SICAK BİTKİNLİĞİ DURUMUN CİDDİLEŞTİĞİNİ GÖSTERİYOR'Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, sıcaklıklara bağlı rahatsızlıkların artmasıyla durumun ciddileştiğini belirterek, "Sıcak bitkinliği, artık durumun ciddileşmeye başladığını gösteriyor. Yorgunluk, halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler görülüyor. Vücut sıcaklığı genellikle 40 derecenin üzerine çıkmıyor. Kişinin sıcak ortamdan uzaklaştırılarak serin veya klimalı bir yere alınması, fazla kıyafetlerinin çıkarılması ve hava akımı sağlanarak serinletilmesi gerekiyor" dedi.SICAK ÇARPMASINA DİKKATHalk arasında sıcak havalarda yaşanan birçok rahatsızlığın 'sıcak çarpması' olarak ifade edildiğini, ancak sıcak çarpmasının çok daha ciddi bir tablo olduğunu belirten İbze, Sıcak çarpması, sıcak acilleri içerisinde en korktuğumuz ve ölümcül sonuçlara yol açabilen durumdur. Bilinç değişikliği, bilinç kaybı, konuşma bozukluğu, uyku hali veya nöbet gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkabilir. Kişinin mümkün olan en kısa sürede sıcak ortamdan çıkarılarak serin bir yere alınması ve vücut sıcaklığının düşürülmesi gerekir. Sıcak çarpması acil tıbbi müdahale gerektirir. Gecikildiğinde kalıcı beyin ve organ hasarına, hatta ölüme yol açabilir" diye konuştu.ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR İÇİN RİSKLİÇocuklar ve yaşlıların sıcak havalarda daha fazla risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, "Özellikle günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneşe çıkılmaması ve mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunulması gerekiyor. Dışarıda bulunmak veya çalışmak zorunda olanlarınsa ince, açık renkli, pamuklu veya keten kıyafetler giymesi, yeterli sıvı tüketmesi ve geniş kenarlı şapka kullanması önemli" dedi.'DENİZE GİRMEK SICAKTAN TAM KORUMUYOR'Sıcak havada denize girmenin güneşin etkilerinden tamamen korumadığını da belirten İbze, "Kişi denizde de güneş ışınlarına maruz kalmaya devam ediyor. Güneş yanıklarının yanı sıra sıcak ödemi, kramplar ve sıcak bitkinliği gibi durumlarla karşılaşılabiliyor. Özellikle risk grubundakiler günün en sıcak saatlerinde, denize girecek olsalar bile, uzun süre güneş altında bulunmamalı. 'Denizin içindeyim, bana bir şey olmaz' diye düşünülmemeli. Önceliğimiz hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek değil, sağlığı korumak olmalı" diye konuştu.Kaynak: DHA

21 Ağustos 2026 11
'Ne yiyorsanız, bağırsaklarınız da onu yaşıyor' SAĞLIK
SAĞLIK

'Ne yiyorsanız, bağırsaklarınız da onu yaşıyor'

Dünyada en sık görülen kanser türleri arasında üst sıralarda yer alan kalın bağırsak (kolorektal) kanseri, erken teşhis ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir hastalıklardan biri olarak öne çıkı... Dünyada en sık görülen kanser türleri arasında üst sıralarda yer alan kalın bağırsak (kolorektal) kanseri, erken teşhis ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir hastalıklardan biri olarak öne çıkıyor. Liv Hospital Topkapı'dan Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Genco Gençdal,beslenmedüzeninin bağırsak mikrobiyotası üzerindeki kritik etkilerine dikkat çekerek, bağırsak sağlığını koruyan ve kanser riskini azaltan bilimsel stratejileri paylaştı.‘İŞLENMİŞ ETLER MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZALTILMALI’Liften fakir, aşırı işlenmiş gıda ve yüksek miktarda kırmızı et içeren beslenme düzeninin bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebileceğini belirten Doç. Dr. Gençdal, “Kalın bağırsak sağlığının korunmasında beslenmenin önemli bir yeri var. Özellikle lif tüketiminin artırılması, işlenmiş etlerin mümkün olduğunca azaltılması ve sebze, meyve, kuru baklagiller ile tam tahılların beslenmede daha fazla yer alması gerekiyor” dedi.Bağırsaklardaki trilyonlarca mikroorganizmanın hepsinin zararlı olmadığını, aksine büyük kısmının faydalı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gençdal, beslenme şeklinin bu bakterilerin dengesini değiştirdiğini ifade etti. Çok fazla sebze, meyve ve lif tüketildiğinde faydalı bakterilerin geliştiğini belirten Gençdal, aşırı işlenmiş gıdaların, fazla kırmızı etin ve yüksek yağlı beslenmenin ise bazı zararlı bakterilerin ve kimyasalların artmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.‘NE YEDİĞİMİZ DEĞİL, BAKTERİLERİN NE YAPTIĞI DA ÖNEMLİ’Bağırsak sağlığıile beslenme arasındaki ilişkinin yalnızca tüketilen gıdalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Gençdal, bağırsak mikrobiyotasının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. “Son yıllarda yapılan çalışmalar sadece ne yediğimizin değil, yediğimiz besinlerin bağırsaklarımızdaki bakterileri nasıl etkilediğinin de önemli olduğunu gösteriyor. Bazı bakteriler tükettiğimiz besinleri farklı maddelere dönüştürüyor. Bu maddelerin bazıları bağırsak hücreleri için faydalı olabilirken, bazıları istenmeyen etkiler oluşturabiliyor. Dolayısıyla, tabağımızdaki yiyeceklerle bağırsaklarımızdaki mikroorganizmaları birbirinden ayrı düşünmemeliyiz” diye konuştu.Araştırmalarda bağırsak bakterilerinin safra asitlerini deoksikolik aside (DCA) dönüştürebildiğinin ve bu maddenin kalın bağırsak hücrelerinde kontrolsüz çoğalmayı destekleyebileceğinin gösterildiğini aktaran Doç. Dr. Gençdal, şu değerlendirmelerde bulundu:“Bu çalışmalar, ‘şu bakteriyi ortadan kaldırırsak kalın bağırsak kanserini önleriz’ anlamına gelmiyor. Bağırsak mikrobiyotası son derece karmaşık bir yapı. Araştırmalar devam ediyor ve bugün için herhangi bir bakteriyi hedef alarak kanserden korunabileceğimizi söylemek doğru olmaz. Ancak beslenmenin bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkisini artık çok daha iyi anlamaya başlıyoruz” ifadelerini kullandı.‘LİF SADECE KABIZLIĞI ÖNLEMEK İÇİN GEREKLİ DEĞİL’Bağırsak dostu beslenmenin temelinde lifin yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Gençdal, lifin yalnızca kabızlığı önleyen bir bileşen olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak “Lif, en önemli dostlarından biri. Sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve tohumlarda bulunan lifin bir bölümü bağırsak bakterilerimiz tarafından parçalanıyor. Bu süreçte kısa zincirli yağ asitleri ortaya çıkıyor. Bunlardan biri olan bütirat, kalın bağırsak hücreleri için önemli bir enerji kaynağıdır. Yani lifin bağırsaklarımızdaki etkisi sadece kabızlığı önlemek değil. Lif, bağırsak bakterileri ve ortaya çıkan faydalı metabolitler üzerinden kalın bağırsak sağlığının desteklenmesine katkıda bulunuyor” diye konuştu.‘GÜNLÜK YAKLAŞIK 30 GRAM LİF TÜKETİMİ HEDEFLENEBİLİR’Dünya Kanser Araştırma Fonu’nun yetişkinler için günlük yaklaşık 30 gram lif tüketimini önerdiğini hatırlatan Doç. Dr. Gençdal, lif alımının aniden değil, kademeli olarak artırılması gerektiğini ifade etti. Tüketim artırılırken yeterli su içilmesinin şart olduğunu belirten Gençdal, aksi takdirde gaz, şişkinlik ve karın rahatsızlığı yaşanabileceğini, amacın geçici bir diyet değil liften zengin beslenmeyi kalıcı kılmak olduğunu söyledi.‘TABAĞINIZDA NE KADAR ÇOK RENK VARSA O KADAR İYİ’Bağırsak dostu beslenmenin pahalı ve özel ürünler gerektirmediğini dile getiren Doç. Dr. Gençdal, sofrada yapılacak küçük değişikliklerin önemine değindi: “Çeşitlilik ve renk; brokoli, lahana, karnabahar, roka, ıspanak, havuç, domates ve biber gibi farklı renklerdeki sebzeler düzenli tüketilmelidir. Bütün meyve; elma, armut, portakal, kivi ve çilek gibi meyveler bütün olarak yenmelidir. Meyve suları lif barındırmadığı için bütün meyvenin yerini tutmaz. Kuru baklagiller; mercimek, nohut, kuru fasulye ve barbunya hem lif hem bitkisel protein açısından zengindir, haftada birkaç kez tüketilmelidir” ifadelerini kullandı.‘KURUYEMİŞLERİN PORSİYON MİKTARINA DİKKAT EDİN’Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam buğday ekmeği, bulgur, yulaf, arpa, esmer pirinç ve tam tahıllı makarnanın tercih edilmesini öneren Doç. Dr. Gençdal, “Ceviz, badem, fındık, chia ve öğütülmüş keten tohumu da harika seçeneklerdir. Ancak kuruyemişlerdeki yüksek kalori içeriği nedeniyle porsiyon kontrolü unutulmamalıdır” dedi.‘KIRMIZI ETİ TAMAMEN BIRAKMAK GEREKMİYOR’Kırmızı etin tamamen hayatımızdan çıkarılması gerekmediğini belirten Doç. Dr. Gençdal, Dünya Kanser Araştırma Fonu’nun haftada yaklaşık üç porsiyon (toplamda 350-500 gram pişmiş et) sınırını önerdiğini hatırlattı. Sucuk, salam, sosis, pastırma ve jambon gibi işlenmiş etlerin ise günlük beslenmenin parçası olmaması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Gençdal, kırmızı et yerine balık, tavuk, yumurta, yoğurt ve baklagiller tercih edilerek protein çeşitliliğinin sağlanabileceğinin altını çizdi.‘PROBİYOTİK KULLANMAK TEK BAŞINA KANSERİ ÖNLEMİYOR’Yoğurt ve kefir gibi gıdaların sağlıklı olduğunu ancak tek başına probiyotik takviyelerinin kanseri önlediğine dair mucizevi bir kanıt bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. Gençdal, en güçlü koruyucu yaklaşımın liften zengin, çeşitli ve doğal bir beslenme modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.‘HAMBURGERİ YASAKLAMAK YERİNE ALIŞKANLIKTAN ÇIKARIN’Fast-food, şekerli-gazlı içecekler ve paketli atıştırmalıkların beslenmenin temelini oluşturmaması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Gençdal, “Amaç hiçbir zaman hamburger yememek değil; istisnayı alışkanlık haline getirmemektir. Esas olan genel beslenme düzeninin sağlıklı kalmasını sağlamaktır” dedi.‘HAREKET ETMEK DE BAĞIRSAKLARI KORUYOR’Fiziksel aktivitenin sadece kalp sağlığı için değil, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmak ve kilonun korunması için de hayati olduğunu belirten Doç. Dr. Gençdal, her gün yapılan 20-30 dakikalık tempolu yürüyüşlerin bile büyük fark yaratacağını söyledi.‘SADECE SAĞLIKLI BESLENMEK, KOLONOSKOPİNİN YERİNİ TUTMAZ’Beslenmenin önemine rağmen kolonoskopinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Gençdal, şunları aktardı: “Sağlıklı beslenmek riski azaltır ama kolonoskopinin yerini tutmaz. Kalın bağırsak kanseri genellikle poliplerden gelişir. Kolonoskopi sırasında bu polipleri henüz kansere dönüşmeden tespit edip çıkarabiliyoruz. Dolayısıyla sadece beslenmeyle riskin tamamen ortadan kalktığını düşünmemeliyiz."‘BAĞIRSAK SAĞLIĞI İÇİN 7 ALTIN KURAL’Doç. Dr. Genco Gençdal, bağırsak sağlığı için temel ilkelere ilişkin şöyle konuştu: “Her gün taze sebze ve meyve tüketin. Günlük yaklaşık 30 gram lif hedefine ulaşın. Kuru baklagilleri sofranızdan eksik etmeyin. İşlenmiş etleri mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarın. Kırmızı eti ölçülü tüketin. Alkol tüketiminden mümkünse tamamen kaçının. Düzenli hareket edin ve ideal kilonuzu koruyun."‘MUCİZEVİ BİR YİYECEK YOK’Bağırsak sağlığının uzun vadeli bir yaşam tarzı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Gençdal; brokoli, kefir veya takviye gıdaların tek başına kanseri engelleyemeyeceğinin altını çizerek, “Kalın bağırsak sağlığı için mucizevi bir yiyecek yok. Brokoli, kefir veya herhangi bir probiyotik ürün tek başına kanseri önlemiyor. Asıl önemli olan yıllar boyunca sürdürülen beslenme ve yaşam tarzı. Tabağımıza daha fazla sebze, meyve, kuru baklagil, tam tahıl ve kuruyemiş koymalıyız. İşlenmiş eti azaltmalı, kırmızı eti ölçülü tüketmeli, alkolü mümkünse hiç kullanmamalı ve aşırı işlenmiş gıdaları günlük beslenmenin temeli haline getirmemeliyiz. Hareket etmeli ve uygun zamanda taramalarımızı yaptırmalıyız” ifadelerini kullandı.Kaynak: DHA

21 Ağustos 2026 2
Erzincan Mengücek Gazi Hastanesi’nde yeni başhekim görevde SAĞLIK
SAĞLIK

Erzincan Mengücek Gazi Hastanesi’nde yeni başhekim görevde

Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız’ın Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne atanmasının ardından boşalan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği görevine Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş getirildi.Hastanede başhekim yardımcılığı görevini sürdüren Taş, yapılan atamayla başhekim olarak görevine başladı.Yeni başhekimin göreve başlaması dolayısıyla hastanede basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile Başhekim Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş katıldı.İl Sağlık Müdürü Tekin, Taş’ın kurumsal tecrübesine dikkati çekerek, yaklaşık 3 yıl Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız ile birlikte çalıştığını söyledi.Taş’ın bu süreçte önemli deneyimler kazandığını belirten Tekin, "Hakan Taş hocamız, kendisi yine Ufuk Hoca ile üç yıl boyunca çalışmış, bu anlamda ciddi tecrübeler edinmiş bir isim. Bu tecrübeleri Erzincan halkına hizmet ettirme anlayışıyla devam ettireceğine herhangi bir şüphemiz olmadığından kendisini başhekim olarak atadık." dedi.Tekin, Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş’ın Erzincan halkına daha başarılı, kaliteli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlayacağına inandığını ifade ederek, yeni görevinin hayırlı olmasını diledi.Başhekim Taş da Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız’ın hastaneye uzun yıllar emek verdiğini belirtti.Taş, "Artık kendisini rektör olarak uğurladık. Umarım onun bıraktığı bayrağı daha ileriye taşıyabiliriz." ifadelerini kullandı.Yeni atamayla birlikte Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik görevinde yeni dönem başlamış oldu.Kaynak: İHA

21 Ağustos 2026 2
Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Yeni Başhekim SAĞLIK
SAĞLIK

Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Yeni Başhekim

Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız’ın Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne atanmasının ardından boşalan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği görevine Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş getirildi. Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız'ın Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne atanmasının ardından boşalan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği görevine Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş getirildi.Hastanede başhekim yardımcılığı görevini sürdüren Taş, yapılan atamayla başhekim olarak görevine başladı.Yeni başhekimin göreve başlaması dolayısıyla hastanede basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile Başhekim Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş katıldı.İl Sağlık Müdürü Tekin, Taş'ın kurumsal tecrübesine dikkati çekerek, yaklaşık 3 yıl Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız ile birlikte çalıştığını söyledi.Taş'ın bu süreçte önemli deneyimler kazandığını belirten Tekin, "Hakan Taş hocamız, kendisi yine Ufuk Hoca ile üç yıl boyunca çalışmış, bu anlamda ciddi tecrübeler edinmiş bir isim. Bu tecrübeleri Erzincan halkına hizmet ettirme anlayışıyla devam ettireceğine herhangi bir şüphemiz olmadığından kendisini başhekim olarak atadık." dedi.Tekin, Doç. Dr. Hakan Gökalp Taş'ın Erzincan halkına daha başarılı, kaliteli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlayacağına inandığını ifade ederek, yeni görevinin hayırlı olmasını diledi.Başhekim Taş da Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız'ın hastaneye uzun yıllar emek verdiğini belirtti.Taş, "Artık kendisini rektör olarak uğurladık. Umarım onun bıraktığı bayrağı daha ileriye taşıyabiliriz." ifadelerini kullandı.Yeni atamayla birlikte Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde başhekimlik görevinde yeni dönem başlamış oldu.

21 Ağustos 2026 24
[Clinical Rounds] Oropharyngeal ulcers in Yao syndrome with multisystem involvement YURT DIŞI
YURT DIŞI

[Clinical Rounds] Oropharyngeal ulcers in Yao syndrome with multisystem involvement

A 41-year-old White man of European and Middle Eastern ancestry with no travel history or unusual exposures was referred in February, 2013 to the Oral Medicine Clinic at Brigham and Women's Hospital (Boston, MA, USA) for the evaluation of mouth ulcers. His notable medical history included depression for which he was currently on fluoxetine and insomnia for which he was on zolpidem. Upon examination, he had a painful and necrotic ulcer with an erythematous halo on the uvula causing dysphagia for the past 4 weeks that subsequently resulted in autoamputation of the uvula approximately 2 years after initial presentation (figure 1). Kaynak: The Lancet

21 Ağustos 2026 1
Silopi'de Bir İlk: Septal Perforasyon Kaburga Kıkırdağıyla Onarıldı SAĞLIK
SAĞLIK

Silopi'de Bir İlk: Septal Perforasyon Kaburga Kıkırdağıyla Onarıldı

Silopi Devlet Hastanesi'nde ilk kez, burun iç bölmesindeki delik, hastanın kendi kaburga kıkırdağı ve kas fasyası kullanılarak başarıyla onarıldı. Ameliyat sonrası hastanın şikayetlerinde belirgin iyileşme sağlandı. Silopi Devlet Hastanesinde, burun iç bölmesinde delik bulunan bir hastaya, kendi kaburgasından alınan kıkırdak ve kas fasyası kullanılarak septal perforasyon onarımı gerçekleştirildi. Hastanede ilk kez uygulanan özellikli cerrahi girişim başarıyla tamamlanırken, hastanın şikâyetlerinde belirgin düzelme sağlandı.Silopi Devlet Hastanesinde özellikli ameliyat başarıyla gerçekleştirildiSilopi Devlet Hastanesinde bir ilk daha yaşandı. Uzun süredir septal perforasyon nedeniyle sağlık sorunları yaşayan N.S. adlı hastaya, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Batuhan Bileyci tarafından başarılı bir cerrahi operasyon gerçekleştirildi.Hastanede ilk kez yapılan septal perforasyon onarımında, hastanın kendi dokularından elde edilen kaburga kıkırdağı ve kas fasyası kullanıldı. Başarılı operasyon sayesinde hasta, yaşadığı sağlık sorunlarına Silopi'de çare buldu.Kaburgadan alınan dokularla burun içindeki eksik doku yeniden oluşturulduSeptal perforasyonun, burun iç bölmesinde meydana gelen delik nedeniyle burun tıkanıklığı, kuruluk, tekrarlayan kanama ve kabuklanma gibi şikâyetlere yol açabildiği belirtildi.Gerçekleştirilen cerrahi müdahalede, hastanın kendi kaburga kıkırdağından hazırlanan greft kullanılarak burun içerisindeki eksik destek dokusu yeniden oluşturuldu. Kas fasyasıyla da perforasyon bölgesinin onarımı desteklendi.Hastanın şikâyetlerinde belirgin düzelmeAmeliyatın ardından hastanın takip ve iyileşme sürecinin sorunsuz ilerlediği bildirildi. Yapılan kontrollerde, hastanın mevcut şikâyetlerinde belirgin düzelme sağlandığı ifade edildi.Silopi Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen bu özellikli cerrahi girişimin başarıyla tamamlanmasının önemli bir gelişme olduğu vurgulanırken, hastaya geçmiş olsun dilekleri iletildi.Hastaneyönetimi ve sağlık çalışanları, hastanın sağlığına kavuşmasından duydukları memnuniyeti paylaşarak, vatandaşlara Silopi'de nitelikli ve kapsamlı sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini belirtti.Haber: Halil Azizoğlu

20 Ağustos 2026 18
Uzmanından yaz ayları için solunum uyarısı SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanından yaz ayları için solunum uyarısı

Gaziantep Özel Anka Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Deniz, yaz aylarında artan sıcaklıkların yanı sıra klima kullanımı, hava kirliliği ve ani ısı değişimlerinin solunum sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. GaziantepÖzel Anka Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Deniz, yaz aylarında artan sıcaklıkların yanı sıra klima kullanımı, hava kirliliği ve ani ısı değişimlerinin solunum sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dr, Deniz, özellikle astım ve KOAH hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.Dr. Deniz, "Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte klima kullanımı da artıyor. Ancak klimanın yanlış kullanılması; boğaz kuruluğu, öksürük, burun tıkanıklığı ve solunum yollarında hassasiyete neden olabiliyor. Klima filtrelerinin düzenli temizlenmemesi ise ortamda biriken toz ve partiküllerin solunum şikayetlerini artırmasına yol açabiliyor" dedi.Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Deniz, özellikle kronik akciğer hastalığı bulunan kişilerin yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini belirterek, "Aşırı sıcak, nem ve ani sıcaklık değişimleri bazı hastalarımızda nefes darlığı ve öksürük gibi şikayetleri artırabilir. Bu nedenle klima doğrudan vücuda gelecek şekilde kullanılmamalı ve filtrelerinin bakımına dikkat edilmelidir" dedi."Nefes darlığını sıcaklara bağlamayın"Sıcak havalarda yeterli sıvı tüketiminin de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Deniz, günün en sıcak saatlerinde mümkün olduğunca dışarıda uzun süre kalınmamasını önerdi. Özellikle hava kirliliğinin yoğun olduğu dönemlerde astım ve KOAH hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.Dr. Deniz, yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve uzun süren öksürüğün yalnızca sıcak havaya bağlanmaması gerektiğini belirterek, bu şikayetlerde mutlaka göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti.

20 Ağustos 2026 18
Van’da Sağlıklı Hayat Merkezi tanıtıldı: "Hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım" SAĞLIK
SAĞLIK

Van’da Sağlıklı Hayat Merkezi tanıtıldı: "Hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım"

Van’ın İpekyolu ilçesinde, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin tanıtılması amacıyla "Sağlıklı Kahvaltı ve Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) Tanıtım Programı" düzenlendi.İpekyolu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde gerçekleştirilen program kapsamında katılımcılara sağlıklı kahvaltı ikram edilirken, merkezde sunulan ücretsiz sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi.Programda konuşan İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Zübeyde Doğruöz Kul, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin aile hekimliği ile hastaneler arasında önemli bir sağlık hizmeti noktası olduğunu belirterek, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem alınmasının önemine dikkat çekti."Hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım"Sağlıklı Hayat Merkezlerinin sağlık sisteminde önemli bir konuma sahip olduğunu ifade eden Kul, "Sağlık Bakanlığımız diyor ki, hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım. Hastaneler yaptık, ambulanslar aldık, teknolojimizi geliştirdik, MR cihazları aldık fakat hastalarımızın sayısını azaltamadık. Eğer sağlığa yatırım yaparsak ikinci basamağa giden hasta sayısını azaltabiliriz. Bu nedenle vatandaşlarımızın hastanelere ve özellikle acil servislere gitmeden önce aile hekimlerine ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurmaları büyük önem taşıyor" dedi.Merkezde görev yapan sosyal çalışmacıların dezavantajlı vatandaşlara destek verdiğini belirten Kul, ihtiyaç sahibi kişilerin sağlık ve sosyal hizmetlere ulaştırılması konusunda çalışma yürütüldüğünü söyledi. Gerektiğinde ev ziyaretleri gerçekleştirildiğini ifade eden Kul, desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların merkeze yönlendirilmesini istedi.Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde psikologların da hizmet verdiğini aktaran Kul, 14 yaş üzerindeki vatandaşlara stres, sıkıntı ve günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla baş etme konusunda destek sağlandığını belirtti.Çocuk gelişim uzmanlarının ise özellikle çocuklarda görülen ekran ve teknoloji bağımlılığı konusunda ailelere destek verdiğini kaydeden Kul, gelişimsel sorun yaşayan, akranlarıyla veya ailesiyle iletişim problemi bulunan çocukların da merkezden faydalanabileceğini söyledi.Merkezde görev yapan diyetisyenlerin yalnızca kilo vermek veya almak isteyen vatandaşlara değil, diyabet, tansiyon ve karaciğer hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilere de hizmet verdiğini belirten Kul, vatandaşların düzenli şekilde takip edildiğini ifade etti.Gebe bilgilendirme sınıfında anne ve bebek sağlığına yönelik eğitimler verildiğini aktaran Kul, gebelere doğum öncesi süreçte beslenme, bebek bakımı, emzirme ve anne sağlığı gibi konularda bilgi verildiğini söyledi.Gebelerin merkeze gelememesi halinde ev ziyareti ve telefonla bilgilendirme yapıldığını belirten Kul, geçen yıla göre sezaryen oranlarının yüzde 68’den yüzde 58’e gerilemesinde gebe bilgilendirme çalışmalarının da etkili olduğunu kaydetti.Merkezde kadın ve erkek vatandaşların taleplerine uygun şekilde fizyoterapi hizmeti sunulduğunu belirten Kul, bünyede bulunan spor salonunda hareket kısıtlılığı, fiziksel gelişim, kilo kontrolü ve kas gelişimi gibi alanlarda vatandaşlara destek verildiğini ifade etti. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nin (KETEM) de Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet verdiğini aktaran Kul, kanserle mücadelede erken teşhis ve taramanın önemine dikkat çekti.Vatandaşların kanser taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirten Kul, erken teşhisin tedavi başarısında önemli rol oynadığını söyledi.Sigara bırakmak isteyenlere destekMerkezde bulunan sigara bırakma polikliniğinin de vatandaşlara bağımlılıktan kurtulmaları konusunda destek verdiğini belirten Kul, sigaranın başta kanser olmak üzere çok sayıda hastalık açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ifade etti.Merkez bünyesindeki bulaşıcı hastalıklar biriminin ise gelen ihbarlar doğrultusunda hızlı şekilde harekete geçtiğini belirten Kul, ekiplerin gerekli durumlarda olay yerine giderek numune aldığını ve hastalıkların yayılmasını önlemeye yönelik çalışma yürüttüğünü söyledi.Programda, vatandaşların sağlık sorunları ortaya çıkmadan önce koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmasının önemi vurgulanırken, Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan diyetisyen, psikolog, çocuk gelişim uzmanı, fizyoterapist, sosyal çalışmacı, gebe bilgilendirme, KETEM, sigara bırakma ve bulaşıcı hastalıklar hizmetlerinden vatandaşların ücretsiz olarak faydalanabileceği belirtildi.Programa Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Zübeyde Doğruöz Kul ile sağlık çalışanları katıldı.Kaynak: İHA

20 Ağustos 2026 2
Van'da Sağlıklı Hayat Merkezi Tanıtıldı SAĞLIK
SAĞLIK

Van'da Sağlıklı Hayat Merkezi Tanıtıldı

Van’ın İpekyolu ilçesinde, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin tanıtılması amacıyla "Sağlıklı Kahvaltı ve Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) Tanıtım Programı" düzenlendi. Van'ın İpekyolu ilçesinde, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin tanıtılması amacıyla "Sağlıklı Kahvaltı ve Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) Tanıtım Programı" düzenlendi.İpekyolu Sağlıklı Hayat Merkezi'nde gerçekleştirilen program kapsamında katılımcılara sağlıklı kahvaltı ikram edilirken, merkezde sunulan ücretsiz sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi.Programda konuşan İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Zübeyde Doğruöz Kul, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin aile hekimliği ile hastaneler arasında önemli bir sağlık hizmeti noktası olduğunu belirterek, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem alınmasının önemine dikkat çekti."Hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım"Sağlıklı Hayat Merkezlerinin sağlık sisteminde önemli bir konuma sahip olduğunu ifade eden Kul, "Sağlık Bakanlığımız diyor ki, hastalanmadan sağlığa yatırım yapalım. Hastaneler yaptık, ambulanslar aldık, teknolojimizi geliştirdik, MR cihazları aldık fakat hastalarımızın sayısını azaltamadık. Eğer sağlığa yatırım yaparsak ikinci basamağa giden hasta sayısını azaltabiliriz. Bu nedenle vatandaşlarımızın hastanelere ve özellikle acil servislere gitmeden önce aile hekimlerine ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurmaları büyük önem taşıyor" dedi.Merkezde görev yapan sosyal çalışmacıların dezavantajlı vatandaşlara destek verdiğini belirten Kul, ihtiyaç sahibi kişilerin sağlık ve sosyal hizmetlere ulaştırılması konusunda çalışma yürütüldüğünü söyledi. Gerektiğinde ev ziyaretleri gerçekleştirildiğini ifade eden Kul, desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların merkeze yönlendirilmesini istedi.Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde psikologların da hizmet verdiğini aktaran Kul, 14 yaş üzerindeki vatandaşlara stres, sıkıntı ve günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla baş etme konusunda destek sağlandığını belirtti.Çocuk gelişim uzmanlarının ise özellikle çocuklarda görülen ekran ve teknoloji bağımlılığı konusunda ailelere destek verdiğini kaydeden Kul, gelişimsel sorun yaşayan, akranlarıyla veya ailesiyle iletişim problemi bulunan çocukların da merkezden faydalanabileceğini söyledi.Merkezde görev yapan diyetisyenlerin yalnızca kilo vermek veya almak isteyen vatandaşlara değil, diyabet, tansiyon ve karaciğer hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilere de hizmet verdiğini belirten Kul, vatandaşların düzenli şekilde takip edildiğini ifade etti.Gebe bilgilendirme sınıfında anne ve bebek sağlığına yönelik eğitimler verildiğini aktaran Kul, gebelere doğum öncesi süreçte beslenme, bebek bakımı, emzirme ve anne sağlığı gibi konularda bilgi verildiğini söyledi.Gebelerin merkeze gelememesi halinde ev ziyareti ve telefonla bilgilendirme yapıldığını belirten Kul, geçen yıla göre sezaryen oranlarının yüzde 68'den yüzde 58'e gerilemesinde gebe bilgilendirme çalışmalarının da etkili olduğunu kaydetti.Merkezde kadın ve erkek vatandaşların taleplerine uygun şekilde fizyoterapi hizmeti sunulduğunu belirten Kul, bünyede bulunansporsalonunda hareket kısıtlılığı, fiziksel gelişim, kilo kontrolü ve kas gelişimi gibi alanlarda vatandaşlara destek verildiğini ifade etti. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi'nin (KETEM) de Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet verdiğini aktaran Kul, kanserle mücadelede erken teşhis ve taramanın önemine dikkat çekti.Vatandaşların kanser taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirten Kul, erken teşhisin tedavi başarısında önemli rol oynadığını söyledi.Sigara bırakmak isteyenlere destekMerkezde bulunan sigara bırakma polikliniğinin de vatandaşlara bağımlılıktan kurtulmaları konusunda destek verdiğini belirten Kul, sigaranın başta kanser olmak üzere çok sayıda hastalık açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ifade etti.Merkez bünyesindeki bulaşıcı hastalıklar biriminin ise gelen ihbarlar doğrultusunda hızlı şekilde harekete geçtiğini belirten Kul, ekiplerin gerekli durumlarda olay yerine giderek numune aldığını ve hastalıkların yayılmasını önlemeye yönelik çalışma yürüttüğünü söyledi.Programda, vatandaşların sağlık sorunları ortaya çıkmadan önce koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmasının önemi vurgulanırken, Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan diyetisyen, psikolog, çocuk gelişim uzmanı, fizyoterapist, sosyal çalışmacı, gebe bilgilendirme, KETEM, sigara bırakma ve bulaşıcı hastalıklar hizmetlerinden vatandaşların ücretsiz olarak faydalanabileceği belirtildi.Programa Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Zübeyde Doğruöz Kul ile sağlık çalışanları katıldı.

20 Ağustos 2026 14