Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!
Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.
Habere GitÇorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı
Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.
HABER351. Sayı
Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.
CANLI YAYIN TAKVİMİ
ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR
“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”
Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol: “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”
Sedat Akyol - Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü
Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta
Vefa Türksever - Tüm Medikalciler Platformu Başkanı
KÖŞE
SAĞLIK HİZMET SUNUMU VE TIBBİ CİHAZ TEDARİKİNDE DÜN, BUGÜN VE YARIN
Mustafa DAŞCI
GÜNCEL HABERLER
SAĞLIK
Gördes Devlet Hastanesi'nde Yeni Dönem: Ameliyathane Yeniden Açılıyor, Doğalgaz Geliyor
Gördes Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürlüğü görevine atanan Fatih Evcimen, ilçede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için kapsamlı bir dönüşüm başlatacaklarını açıkladı. GördesDevlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürlüğü görevine atanan Fatih Evcimen, ilçede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için kapsamlı bir dönüşüm başla…
SAĞLIK
Samsun'da Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi Başladı
Sağlık Bakanlığı tarafından koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi, Samsun’daki Sağlıklı Hayat Merkezlerinde uygulanmaya başladı. Sağlık Bakanlığıtarafından koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi, Sa…
SAĞLIK
Uzmanından yaz uyarıları: Çocukları sıcaktan koruyun, susamadan su verin
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgül Özbek, çocukların yetişkinlere oranla sıcak havalardan daha çok etkilendiğini belirterek, susamalarını beklemeden düzenli su içirmeleri konusunda aileleri uyardı. Güneş yanıkları, ishal, böcek sokmaları ve kazalara karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan Özbek, ateş, kusma, ishal, nefes darlığı gi…
SAĞLIK
Şanlıurfa'da Ambulansta Doğum: Anne ve Bebeği Sağlıklı
Şanlıurfa'da doğum sancısı başlayan Samera Aslan, hastaneye götürülürken ambulansta doğum yaptı. Paramediklerin başarılı müdahalesiyle dünyaya gelen erkek bebeğe 'Aslan' adı verildi. İl Sağlık Müdürü, görevli sağlık ekiplerini tebrik etti. ŞANLIURFA'da evde doğum sancısı başlayan Samera Aslan (43), hastaneye götürülürken ambulansta doğum yaptı. Sa…
DUYURULAR
SAĞLIK
Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde 6 Aylık Değerlendirme Toplantısı
Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nin 6 aylık değerlendirme toplantısı, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici başkanlığında yapıldı. Toplantıda hastanenin ilk 6 ayındaki performansı değerlendirilirken, Başhekim Dr. Dt. Kadir Gördeli sunum yaptı, Başhekim Yardımcısı Dt. Ömer Eren MHRS verilerini paylaştı ve İdari ve Mali İşler Müdürü Nebi Kasçı mali durumu aktardı. Önümüzdeki döneme ilişkin hedef ve planlamalar ele alındı. EskişehirAğız ve Diş Sağlığı Hastanesinin 6 aylık değerlendirme toplantısı, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici'nin başkanlığında gerçekleştirildi.İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, toplantıda, hastanenin yılın ilk 6 ayındaki hizmet performansı değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin hedef ve planlamalar ele alındı.Toplantıda, Başhekim Dr. Dt. Kadir Gördeli tarafından hastanenin genel işleyişi, sunulan sağlık hizmetleri ile hizmet kalitesini artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve planlanan projeler hakkında sunum yapıldı.Başhekim Yardımcısı Dt. Ömer Eren ise Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) verilerini paylaşarak, randevu sistemi ve hasta kabul süreçlerinde gerçekleştirilen iyileştirmeler hakkında bilgi verdi.İdari ve Mali İşler Müdürü Nebi Kasçı da mali verilere ilişkin sunumunda, hastanenin bütçe kullanımı ve mali durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Şanlıurfa'da Araçta Doğum: Sağlık Ekipleri Zamanında Müdahale Etti
Şanlıurfa’da doğum sancıları başlayan bir kadın, hastaneye yetiştirilmeye çalışıldığı sırada araç içerisinde erkek bebek dünyaya getirdi. Şanlıurfa'da doğum sancıları başlayan bir kadın, hastaneye yetiştirilmeye çalışıldığı sırada araç içerisinde erkek bebek dünyaya getirdi. Olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekiplerinin zamanında müdahalesiyle doğum güvenli şekilde gerçekleştirildi.Haliliye ilçesi Bamyasuyu Mahallesi'nde doğum eylemi başlayan S.A. için 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu. Bölgeye yönlendirilen Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığına bağlı ekipler, doğumun araç içerisinde gerçekleşeceğini değerlendirerek gerekli müdahaleyi olay yerinde yaptı.Paramedik Salih Kartal ve Paramedik Gülan Akın'ın başarılı müdahalesiyle S.A. sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdi. Anne ve "Aslan" adı verilen bebek, olay yerindeki ilk sağlık değerlendirmelerinin ardından sağlık durumları stabil olarak ambulansla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, görev alan sağlık personelini tebrik ederek, 112 acil sağlık ekiplerinin her şartta vatandaşların yanında olduğunu belirtti. Berk, "Ekiplerimiz yalnızca acil sağlık hizmeti sunmakla kalmıyor, hayatın en özel ve en kritik anlarında da büyük bir özveriyle görev yapıyor. Başarılı müdahaleleri dolayısıyla görevli personelimizi kutluyor, anne ve bebeğimize sağlıklı, mutlu bir ömür diliyorum" ifadelerini kullandı.Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, olayda görev yapan sağlık personeline teşekkür ederek, acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürüldüğünü bildirdi.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Dicle Devlet Hastanesi C Grubu statüsüne yükseltildi
Diyarbakır'da 60 yataklı Dicle Devlet Hastanesi'nin taşınma işlemleri tamamlandı, D Grubu'ndan C Grubu'na yükseltilerek birçok branşta hizmet vermeye başladı. Kaymakam Mustafa Atış, hastanenin ilçeye hayırlı olmasını diledi. Diyarbakır'da, Dicle Devlet Hastanesine taşıma işlemleri büyük ölçüde tamamlandı.Yakında zamanda çevre düzenlenmesi, yol bakım ve onarımı ile eksik kalan diğer ilgili işlemlerin de tamamlanmasıyla resmi açılışı yapılması planlanan 60 yataklı Dicle Devlet Hastanesi ile ilgili açıklama yapan Kaymakam Mustafa Atış, hastanenin D Grubu'ndan C Grubu hastane statüsüne yükseltildiğini söyledi. Atış, "İnşaatı tamamlanan Dicle Devlet Hastanemiz D Rol Grubundan C Rol Grubuna yükseltilerek faaliyete geçmiştir. Bu önemli gelişmeyle birlikte hastanemizde kulak burun boğaz, ortopedi, göz, radyoloji, kardiyoloji başta olmak üzere, birçok branşta sağlık hizmeti sunulabilecek; vatandaşlarımız daha kapsamlı ve nitelikli sağlık hizmetlerine ilçemizde erişebilecektir. İlçemize, bölgemize ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, emeği geçen Valimiz Murat Zorluoğlu, Milletvekilimiz Galip Ensarioğlu ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Kaynaşlı'da Dünya Emzirme Haftası Etkinliği
Kaynaşlı İlçe Devlet Hastanesi'nde, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne adaylarına yönelik farkındalık etkinliği düzenlendi. Programda anne sütünün bebek sağlığındaki önemi, ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmenin kritik rolü ve doğru emzirme yöntemleri hakkında bilgi verildi. Ayrıca emzirmenin desteklenmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı. 7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında Kaynaşlı İlçeDevlet Hastanesi'nde anne adaylarına yönelik farkındalık etkinliği düzenlenirken, anne sütünün bebek sağlığındaki önemi ve emzirmenin teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.Kaynaşlı İlçeDevlet Hastanesi, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla anne adaylarının katılımıyla farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Kaynaşlı Toplum Sağlığı Merkezi tarafından, İlçe Devlet Hastanesi Gebe Okulu Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen programda anne sütünün bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Etkinlikte sağlık çalışanları tarafından anne adaylarına emzirmenin faydaları, ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmenin önemi ve doğru emzirme yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Anne sütünün bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, sağlıklı gelişimlerine katkı sağladığı ve yaşamın ilk dönemindeki en önemli besin kaynağı olduğu ifade edildi. Programda ayrıca emzirmenin desteklenmesi, anne sütü konusunda toplumsal farkındalığın artırılması ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlayacak bilinçlendirme çalışmalarının önemine vurgu yapıldı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı
Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu. Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğünün 31 Temmuz 2026 tarihli resmi yazısında, yatırım teklifinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletildiği, onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilgili kurumlara bilgi verileceği bildirildi.Mustafa Daşcı'nın Kapsamlı Başvurusu Süreci BaşlattıAnkara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı tarafından Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'na sunulan kapsamlı proje dosyasında, Çorum'da yalnızca ek bir servis değil, ileri teknolojiyle donatılmış, yataklı ve ayaktan hizmet verecek modern bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi kurulması talep edildi.Başvuru dosyasında mevcut ihtiyaç istatistikleri, sağlık altyapısına ilişkin resmi veriler, bölgesel hasta hareketliliği, ekonomik etkiler ve Çorum'un rehabilitasyon üssü olabilecek potansiyeli ayrıntılı şekilde ortaya konuldu.Çorum'da Talep Her Geçen Gün ArtıyorÇorum İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre il merkezi ve ilçelerinde fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kayıtlı yıllık poliklinik başvuru sayısı 136 bin 940'a ulaştı.Başvuru dosyasında bu rakamın yalnızca kayıtlı başvuruları kapsadığına dikkat çekilerek, çok sayıda Çorumlunun resmi sevk olmaksızın Ankara, Bolu, Samsun ve diğer büyük şehirlerde tedavi gördüğü ifade edildi.Bu durumun ulaşım, konaklama, refakatçi giderleri, iş gücü kaybı ve sağlık harcamalarının başka illere yönelmesi gibi önemli ekonomik sonuçlar doğurduğu belirtilirken, proje dosyasında bu tablo "sağlık ekonomisi göçü" olarak tanımlandı.Mevcut 30 Yatak Kapasitesi YetersizÇorum İl Sağlık Müdürlüğünün Sağlık Bakanlığına gönderdiği resmi ihtiyaç raporunda, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki fizik tedavi yataklı servis kapasitesinin yalnızca 30 yatak olduğu, mevcut fiziki alanın kapasite artışına elverişli olmadığı ve bu nedenle hasta yoğunluğunun karşılanamadığı belirtildi.Raporda, hastaların hem ayaktan hem de yatarak tedavi hizmetlerine ulaşmasında ciddi gecikmeler yaşandığı ifade edilirken, mevcut Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi binasının bulunduğu yaklaşık 13 bin metrekarelik alanda 100 yataklı fizik tedavi servisi ek binası veya 100 yataklı dal hastanesi yapılmasının uygun olacağı değerlendirmesine yer verildi.Hedef: İleri Teknolojiye Sahip Rehabilitasyon HastanesiMustafa Daşcı'nın Bakanlığa sunduğu projede, klasik fizik tedavi hizmetlerinin ötesine geçen çağdaş bir rehabilitasyon merkezi hedeflendi.Projede;Yataklı ve ayaktan fizik tedavi servisleri,Nörolojik ve ortopedik rehabilitasyon merkezleri,İnme sonrası rehabilitasyon ünitesi,Geriatrik rehabilitasyon,Sporcu rehabilitasyonu,Ergoterapi,Konuşma ve yutma terapisi,Protez ve ortez uygulama merkezi,Robotik rehabilitasyon sistemleri,Hidroterapi havuzları,Eğitim ve araştırma birimlerinin kurulması önerildi.Çorum Bölgesel Rehabilitasyon Üssü OlabilirProje dosyasında Çorum'un Ankara ile Karadeniz arasında stratejik ulaşım ağı üzerinde bulunduğu, Hitit Üniversitesinin sağlık altyapısı, çevre illere yakınlığı ve artan rehabilitasyon ihtiyacı nedeniyle yalnızca Çorum'a değil; Amasya, Tokat, Yozgat, Çankırı, Kastamonu, Sinop ve Samsun'a da hizmet verebilecek bir bölgesel rehabilitasyon merkezi olabileceği vurgulandı.Yatırımın hayata geçirilmesi halinde vatandaşların büyükşehirlere gitme ihtiyacının azalacağı, hasta ve refakatçi maliyetlerinin düşeceği, büyük şehir hastanelerindeki yoğunluğun hafifleyeceği ve Çorum'un sağlık altyapısının önemli ölçüde güçleneceği değerlendirildi.Mecitözü İçin de Sağlık Turizmi Projesi SunulduMustafa Daşcı'nın Bakanlığa sunduğu dosyada yalnızca fizik tedavi hastanesi değil, "Mecitözü Termal Rehabilitasyon ve Sağlıklı Yaşam Kampüsü Projesi" de yer aldı.Projeyle Mecitözü'nün termal kaynaklarının rehabilitasyon, sağlıklı yaşam, yaşlı bakım hizmetleri ve sağlık turizmiyle bütünleştirilmesi; kampüs bünyesinde termal rehabilitasyon merkezi, yaşlı yaşam alanları, Alzheimer ve demans destek programları ile rehabilitasyon otelinin kurulması önerildi.Süreç Devam EdiyorSağlık Bakanlığının yatırım teklifini Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunması, Çorum açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, yatırım sürecinin henüz tamamlanmadığı belirtildi.Mustafa Daşcı, hedeflerinin yalnızca ek bina yatırımı değil, Çorum'un uzun yıllar ihtiyacını karşılayacak, ileri teknolojiye sahip bağımsız bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi kazandırılması olduğunu ifade ederek, yatırımın 2027 programına alınması, bütçesinin onaylanması ve yapım sürecinin başlamasına kadar girişimlerini sürdüreceklerini bildirdi.Daşcı’dan Teşekkür MesajıAnkara İskilipliler Derneği, sürece katkı sunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu başta olmak üzere Çorum Valisi Ali Çalgan'a, Çorum İl Sağlık Müdürü Dr. Arif Pilgir'e, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğüne, Çorum İl Sağlık Müdürlüğü yöneticilerine ve Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimine teşekkür etti.Dernek, Çorum ve İskilip'in sağlık başta olmak üzere eğitim, ulaşım, sosyal hizmetler ve bölgesel kalkınma alanlarındaki ihtiyaçlarını ilgili kurumlar nezdinde takip etmeyi sürdüreceklerini açıkladı.
SAĞLIK
Yaz Aylarında Cilt Koruması İçin Doğru Güneş Kremi Seçimi
Güneş kremi seçimi, cildin ultraviyole ışınlarına karşı korunmasında belirleyici rol oynayan temel adımlardan biridir. Etkili bir koruma için güneş kremi SPF değeri, ürün formu, cilt tipi ve kullanım koşulları birlikte değerlendirilmelidir. SPF değeri, cildin güneşe maruz kalma süresi ve kullanım amacına göre belirlenmeli; uzun süreli güneş maruziyetinde SPF 50 tercih edilmelidir.Güneş kremi SPFdeğeri, ürünün UVB ışınlarına karşı sağladığı koruma seviyesini ifade eder. Doğru güneş kremi SPF seçimi; cilt tipi, güneşe maruz kalma süresi ve mevsim gibi faktörlere göre yapılmalıdır.Günlük kullanım için SPF 30 yeterli olsa da yaz aylarında, uzun süre dışarıda kalınacaksa veya leke oluşumuna yatkın bir cilde sahipseniz SPF 50 tercih edilmesi önerilir. Çocuklar için güneş kremi seçiminde ise hassas cilt yapısı nedeniyle yüksek koruma sağlayan, yaş grubuna uygun formüllerin tercih edilmesi önem taşır.Etkili bir güneş kremi seçimi için ürünün geniş spektrumlu (UVA ve UVB korumalı) olmasına, yeterli miktarda uygulanmasına ve gün içinde düzenli olarak yenilenmesine dikkat edilmelidir.Farklı güneş kremi çeşitleri, cilt tipi, kullanım alışkanlığı ve ihtiyaçlara göre geliştirilir.Krem, losyon, stick vegüneş spreyigibi farklı formlar arasındaki temel farklar şunlardır:Doğrugüneş kremi seçimi, güneşin cilt üzerindeki olumsuz etkilerine karşı etkili koruma sağlamanın temel unsurlarından biridir. Ürünün yalnızca SPF değeri değil, cilt tipi, kullanım alanı ve içerik özellikleri deseçimsürecinde belirleyici olur.Etkili bir güneş koruması için dikkat edilmesi gereken başlıca kriterler şu şekilde listelenebilir:Cilt ihtiyacına uygun güneş kremi SPF seviyesinin belirlenmesi ve ürünün doğru şekilde kullanılması, güneş koruyucudan maksimum verim alınmasını destekler. Bu nedenle ürün tercihi yapılırken hem koruma seviyesi hem de formül özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.Doğru güneş kremi seçimi, her yaşta cildin güneşin zararlı etkilerine karşı korunmasına katkı sağlar.Mustela güneş koruyucu ürünleri; bebek, çocuk ve yetişkinlerin ihtiyaçlarına uygun formülleriyle güvenilir bir koruma deneyimi sunar. Siz de Mustela güneş koruyucularını inceleyerek tüm aileniz için etkili bir güneş koruma rutini oluşturabilirsiniz.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Yaz Sıcakları Tansiyon Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzmanlar Uyarıyor
HAVA sıcaklığının yükselmesiyle vücudun ısı dengesini korumak için önemli değişiklikler yaşandığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. HAVA sıcaklığının yükselmesiyle vücudun ısı dengesini korumak için önemli değişiklikler yaşandığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, sıcak havaların tansiyon üzerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çekerek "Yaz aylarında tansiyon ilaçlarının etkisi değişebilir ancak hastalar kesinlikle kendi kararlarıyla ilaç dozlarını azaltmamalı ya da bırakmamalıdır" dedi.Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgaları, özellikle tansiyon ve kalp hastaları için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Sıcak havalarda vücudun serinleyebilmek için damarları genişlettiğini ve terleme mekanizmasını devreye soktuğunu belirten Medical Park Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, "Vücut ısısını düşürebilmek için damarlar genişler, kalp daha hızlı çalışmaya başlar. Aynı zamanda terleme yoluyla dışarıya ısı atılmaya çalışılır. Bu süreç kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir adaptasyon baskısı oluşturur. Özellikle tansiyon hastaları ve kronik kalp hastalığı bulunan kişiler bu durumdan daha fazla etkilenebilir" diye konuştu.'EN SIK TANSİYON DÜŞMESİ GÖRÜLÜYOR'Aşırı sıcakların çoğunlukla tansiyon düşüklüğüne yol açtığını dile getiren Uzm. Dr. Başar, "Damarların genişlemesi ve terlemeyle birlikte damar içindeki sıvı hacminin azalması nedeniyle yaz aylarında en sık hipotansiyon görülür. Ancak aşırı sıcak ve nemli havalarda yoğun sıvı kaybı yaşanır ve vücut kendini yeterince serinletemezse stres yanıtı gelişebilir. Bu da tansiyonun aniden yükselmesine, hipertansif krizlere neden olabilir. Daha sık tansiyon düşüklüğü görsek de her iki tabloyla da karşılaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı.'HİPERTANSİYON HASTALARI DAHA DİKKATLİ OLMALI'Hipertansiyon hastalarının yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Başar, "Sıcak havalarda damar yapısı hızlı adaptasyon sağlayamayabilir. Düzenli kullanılan tansiyon ilaçlarının etkisiyle sıcak havanın oluşturduğu damar genişlemesi birleşince tansiyonda ani ve kontrolsüz dalgalanmalar yaşanabilir. Bu durum felç ve kalp krizi riskini artırabilir" dedi.'İLAÇ DOZUNU DOKTORUNUZA DANIŞMADAN DEĞİŞTİRMEYİN'Yaz aylarında tansiyon ilaçlarının etkisinin değişebileceğini belirten Uzm. Dr. Başar, şu bilgileri paylaştı:"Kış aylarında uygun gelen ilaç dozu, yazın damarların doğal olarak genişlemesi nedeniyle fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine neden olabilir. Özellikle idrar söktürücü içeren ilaçlar sıvı kaybını artırabilir. Ancak hastalar kesinlikle kendi başlarına ilaç dozunu azaltmamalı ya da ilacı bırakmamalıdır. Yaz başında kardiyoloji kontrolü yapılarak tedavi yeniden değerlendirilmelidir."'SIVI VE MİNERAL KAYBI RİTİM BOZUKLUĞUNU TETİKLEYEBİLİR'Terleme sırasında yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybedildiğini söyleyen Uzm. Dr. Başar, "Sıvı kaybı kan hacmini azaltarak tansiyonun düşmesine neden olur. Minerallerdeki azalma ise kalbin elektriksel sistemini etkileyerek ritim bozuklukları ve çarpıntı riskini artırabilir" diye konuştu.'SU TÜKETİMİ KİŞİYE GÖRE PLANLANMALI'Yaz aylarında tansiyon hastalarının ortalama 2,5-3 litre su tüketmesinin uygun olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Başar, "Ancak herkes için aynı miktar geçerli değildir. İleri evre kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı bulunan kişilerde aşırı su tüketimi akciğer ödemi ve vücutta sıvı birikimine yol açabilir. Günlük sıvı ihtiyacı mutlaka kişinin sağlık durumuna göre belirlenmelidir" açıklamasında bulundu.'BU BELİRTİLER ALARM İŞARETİ OLABİLİR'Yaz aylarında görülen bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Başar, "Ani başlayan baş dönmesi, göz kararması, ayağa kalkınca bayılacak gibi olma hissi, kulak çınlaması, ense ağrısı, göğüste baskı veya ağrı, düzensiz çarpıntı, aşırı halsizlik ve dikkat dağınıklığı gibi durumlarda kişinin serin bir ortama alınması ve gerekirse sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir" dedi.'10.00-16.00 SAATLERİ ARASINDA DIŞARI ÇIKMAYIN'Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Dr. Başar, "Özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı. Mecbur kalınırsa gölgede yürünmeli, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalı ve mutlaka su bulundurulmalıdır" ifadelerini kullandı.'KLİMA SICAKLIĞI 22 DERECENİN ALTINA DÜŞÜRÜLMEMELİ'Ani sıcak-soğuk geçişlerinin de risk oluşturduğunu söyleyen Uzm. Dr. Başar, "35-40 derece sıcaklıktan çıkıp 18 dereceye ayarlanmış klimalı ortama aniden girmek damarların hızla büzüşmesine neden olabilir. Bu durum tansiyon krizlerini, koroner damar spazmlarını ve kalp krizini tetikleyebilir. Klima sıcaklığı 22-24 derecenin altına indirilmemeli ve hava akımı doğrudan vücuda yönlendirilmemelidir" dedi.'MADEN SUYU SEÇERKEN ETİKETİ OKUYUN'Kalp ve tansiyon hastalarının beslenmelerine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Başar, "Aşırı tuzlu ve yağlı gıdalardan uzak durulmalı, alkol ve kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır. Maden suyu tercih edilirken de etiket mutlaka okunmalıdır. Sodyum oranı düşük, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek doğal maden suları tercih edilmelidir. Aromalı maden suları ise ilave şeker, tatlandırıcı ve katkı maddeleri içerebildiği için önerilmez" diye konuştu.'YAZIN ACİL BAŞVURULAR ARTIYOR'Yaz aylarında tansiyona bağlı acil servis başvurularında belirgin artış yaşandığına değinen Uzm. Dr. Başar, "En sık çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar, sıcak çarpması ve dehidratasyon ile hipertansif krizlerle karşılaşıyoruz. Özellikle risk grubundaki hastaların sıcak havalarda tedbirli davranmaları büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Karaciğer Yağlanması Siroza Kadar İlerleyebilir: Uzmanlardan Bitkisel Ürün Uyarısı
Karaciğer yağlanması, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmeyle yaygınlaşıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, tedavi edilmediğinde siroza ilerleyebileceğini belirterek, kontrollü kilo kaybının en etkili tedavi olduğunu, bilinçsiz kullanılan bitkisel ürünlerin ise karaciğere ciddi zararlar verebileceği konusunda uyardı. Düzenli kontrol ve erken tanının önemine vurgu yapıldı. Karaciğer yağlanması, günümüzde hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin yaygınlaşmasıyla birlikte en sık görülen hastalıklardan biri haline geldi. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, çoğu zaman önemsenmeyen karaciğer yağlanmasının tedavi edilmediğinde siroza kadar ilerleyebileceğini belirterek, bilinçsiz kullanılan bitkisel ürünlerin ise karaciğere faydadan çok zarar verebileceği uyarısında bulundu."Karaciğerimde yağlanma var" cümlesi artık polikliniklerde en sık duyulan şikayetlerden biri haline geldi. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, insülin direnci, fazla kilo ve hareketsiz yaşamla yakından ilişkili olan karaciğer yağlanmasının sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, erken tanı ve kontrollü kilo kaybının tedavide en önemli basamak olduğunu söyledi.Karaciğer yağlanması siroza kadar ilerleyebilirKaraciğer yağlanmasının toplumda giderek yaygınlaştığını belirten Doç. Dr. Esra Çokiçli, "Karaciğer yağlanması insülin direnci, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve fazla kiloyla doğrudan ilişkili önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle göbek çevresindeki yağlanmanın artmasıyla birlikte karaciğerde de yağ birikimi başlıyor. Sanılanın aksine bu durum masum değildir ve tedavi edilmediğinde siroza kadar ilerleyebilir" dedi.Kontrollü kilo vermek önemliKaraciğer yağlanmasının en etkili tedavisinin yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çokiçli, "Bilimsel olarak karaciğer yağlanmasının en etkili tedavisi kontrollü kilo vermektir. Ancak burada önemli olan hızlı kilo kaybı değil, dengeli beslenmeyle yavaş ve sağlıklı şekilde kilo vermektir. Hızlı kilo vermek de karaciğer üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Gerektiğinde karaciğer hücrelerini destekleyen bazı tedaviler uygulanabilir" diye konuştu.Bilinçsiz bitkisel ürün kullanmayınKaraciğer yağlanmasına iyi geldiği iddiasıyla satılan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Çokiçli, "Özellikle aktarlardan temin edilen ve karaciğer yağlanmasına iyi geldiği söylenen bitkisel ürünler kontrolsüz kullanıldığında ciddi karaciğer hasarına, hatta karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle hiçbir takviye veya bitkisel ürün hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır" ifadelerini kullandı.Erken tanı için düzenli kontrol şartKaraciğer yağlanmasının ultrasonla büyük oranda tespit edilebildiğini ifade eden Doç. Dr. Çokiçli, "Tanıda ultrason önemli bir yere sahip. Gerekli görülen hastalarda ise FibroScan veya manyetik rezonans gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz. Tanı konulan hastaların belirli aralıklarla takip edilmesi, tedaviye verilen yanıtın değerlendirilmesi ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.
SAĞLIK
Araştırma: Kilo verme ilaçları diyabette kırık riskini azaltabilir
Yeni bir araştırmada, kilo verme ilaçlarını kullanan tip 2 diyabet hastalarının kırık riski yüzde 21 daha düşük bulundu. Bulgular, hızlı kilo kaybının kırık riskini kaçınılmaz olarak artırdığı varsayımına meydan okuyor. Ozempic gibi GLP-1 ilaçları, tip 2 diyabetli kişilerde ciddi kemik kırığı riskini azaltabilir.JAMA Network Open’da yayımlanan geniş kapsamlı araştırma, büyük ilgi gören bu ilaçların kemik sağlığına zarar verebileceğine yönelik endişelere karşı yeni bulgular ortaya koydu.Araştırmacılar, GLP-1 ilaçlarını kullanmaya başlayan hastalarda üç yıl içinde kırılganlık kırığı riskinin, başka bir diyabet ilacı sınıfı olan DPP-4 inhibitörlerini kullanan benzer hastalara göre yüzde 21 daha düşük olduğunu belirledi.Tip 2 diyabetli kişiler, kemik yoğunlukları çoğunlukla normal veya yüksek olmasına rağmen ayakta dururken düşme gibi düşük enerjili travmalardan kaynaklanan kırıklar açısından daha yüksek risk taşıyor.Araştırmacılar bunun "kemik dayanıklılığının azalması, kemik mikro mimarisinin bozulması ve kemik kaybının hızlanmasından" kaynaklanabileceğini belirtti.Araştırmada, ABD’de 2015-2022 yılları arasında tip 2 diyabet tanısı alan 50-90 yaşlarındaki 133 binden fazla yetişkinin sağlık kayıtları incelendi. GLP-1 ilaçlarını kullananlarda omurga kırığı riski yüzde 32, kalça veya uyluk kemiği kırığı riski ise yüzde 30 daha düşük bulundu.Kırık riskindeki azalmanın vücut ağırlığı ve kan şekeri düzeylerindeki değişikliklerden bağımsız olması, ilaçların kemikler üzerinde doğrudan etkili olabileceğine işaret etti.Bulgular, hızlı kilo kaybının kemik yoğunluğunu azaltarak kırık riskini yükseltebileceğine ilişkin uzun süredir devam eden endişelerle çelişiyor.Ancak araştırmacılar, çalışmanın ilaçların kemikleri koruduğunu kanıtlamadığı uyarısında bulundu. Araştırmanın rastgele kontrollü bir klinik deney yerine gözlemsel sağlık kayıtlarına dayanması nedeniyle fiziksel aktivite, kas gücü ve başlangıçtaki kemik sağlığı gibi başka etkenler de sonuçları etkilemiş olabilir.Araştırmada, tip 2 diyabeti bulunmadan GLP-1 ilaçlarını kullanan kişilerde koruyucu bir etki tespit edilmedi. Bu nedenle bulguların ilaçları yalnızca kilo kontrolü amacıyla kullanan kişiler için geçerli olmayabileceği belirtildi.Araştırmacılar, kırık riskindeki azalmanın gerçek bir biyolojik etkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve uzun süreli tedavide devam edip etmediğini belirlemek için ileriye dönük klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.Kaynak: Euronews Sağlık