Bizi Takip Edin

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Habere Git

Bakan Memişoğlu: Yerli kalp-akciğer makinesinde seri üretime geçeceğiz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz" diye konuştu.

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 10
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 41
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 44
TIBBİ CİHAZ ALIMLARINDA ÖN YETERLİLİK, REKABET VE MEVZUAT UYUMU
KÖŞE YAZISI

TIBBİ CİHAZ ALIMLARINDA ÖN YETERLİLİK, REKABET VE MEVZUAT UYUMU

Mustafa DAŞCI

20 Ağustos 2026 25

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
New WHO online course strengthens safe and sustainable health-care waste management YURT DIŞI
YURT DIŞI

New WHO online course strengthens safe and sustainable health-care waste management

Safe management of health-care waste is essential to protect patients, health workers and communities, prevent pollution and support safe, high-quality health services. To help countries and health facilities strengthen practice, the World Health Organization (WHO) has launched a new free online course, ‘Advanced health care waste management, incl…

20 Ağustos 2026 5
100 yaşını aşan bireylerin bağışıklık sisteminde kanserle mücadele eden hücrelerin arttığı tespit edildi SAĞLIK
SAĞLIK

100 yaşını aşan bireylerin bağışıklık sisteminde kanserle mücadele eden hücrelerin arttığı tespit edildi

Yapılan yeni bir araştırma, 100 yaşını aşan kişilerin kanser ve hastalıklardan korunmasında etkili olabilecek biyolojik bir mekanizmayı ortaya koydu. Cell Press dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu bireylerin bağışıklık sisteminde nadir görülen bir T hücre türünün zamanla artış gösterdiği ve adapte olduğu belirlendi. Osaka Üniversitesinden imm…

20 Ağustos 2026 20
Moderna ve Merck'ten Melanoma Aşısında Tarihi Başarı: mRNA Kansere Karşı Dönüm Noktası SAĞLIK
SAĞLIK

Moderna ve Merck'ten Melanoma Aşısında Tarihi Başarı: mRNA Kansere Karşı Dönüm Noktası

ABD'li tıp şirketleri Moderna ve Merck, hastaların tümörlerine özel geliştirilen bir melanoma (cilt kanseri) aşısının geniş çaplı deneylerinin başarılı olduğunu ve hastalarda kanserin tekrar ortaya çıkmasını büyük oranda engellediğini duyurdu. ABD'li tıp şirketleri Moderna ve Merck, hastaların tümörlerine özel geliştirilen bir melanoma (cilt kanse…

19 Ağustos 2026 13
Sağlık Bakanı Memişoğlu: Türkiye mazlumların ümidi oldu SAĞLIK
SAĞLIK

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Türkiye mazlumların ümidi oldu

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne 50 yataklı ek hizmet binasının açılışında konuştu. Bakan, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı sayesinde sözü dinlenen, barış ve huzur getiren, mazlumların umudu bir ülke haline geldiğini belirtti. Sağlık sanayisinde hızlı yükseliş vurgusu yapan Memişoğlu, birlik ve beraberlik mesajları …

19 Ağustos 2026 11
 
Moderna'nın kanser aşısı başarılı sonuçlandı, hisseler yüzde 100'ü geçti SAĞLIK
SAĞLIK

Moderna'nın kanser aşısı başarılı sonuçlandı, hisseler yüzde 100'ü geçti

Moderna ve Merck tarafından geliştirilen mRNA tabanlı aşı 4. evre melanom (cilt kanseri) hastalarında yürütülen Faz 3 çalışmasında olumlu sonuç verdi Moderna'nın Merck ile birlikte geliştirdiği kişiselleştirilmiş mRNA kanser tedavisinin, Faz 3 çalışmasında melanomun nüks etme ve yayılma riskini azalttığı görüldü.Moderna hisseleri, melanom ilacı kombinasyonunun Faz 3 çalışmada tek başına Keytruda tedavisinden daha iyi sonuç vermesinin ardından, ABD piyasalarındaki erken işlemlerde yüzde 102'ye yükseldi.S&P 500 sağlık sektörü endeksi yüzde 2.7 yükselerek rekor seviyeye ulaştı ve gösterge endeksteki sektörler arasında en büyük yükselişi kaydetti.INTerpath-001 çalışmasında, araştırma aşamasındaki mRNA tabanlı kişiselleştirilmiş neoantijen tedavisi, tamamen cerrahi olarak çıkarılmış evre IIB-IV melanom hastalarında Keytruda ilacıyla birlikte test edildi.Çalışma, hastalıksız sağkalım açısından birincil sonlanım noktasına ve uzak metastazsız sağkalım açısından önemli bir ikincil sonlanım noktasına ulaştı.Kombinasyon tedavisi, daha önce herhangi bir sistemik tedavi almamış ve cilt melanomu tamamen cerrahi olarak çıkarılmış evre IIB, IIC, III veya IV hastalarda, yalnızca Keytruda tedavisine kıyasla her iki ölçütte de istatistiksel olarak anlamlı iyileşme sağladı.Bu sonuç, kişiselleştirilmiş neoantijen tedavisi ve mRNA tabanlı kanser tedavisi alanlarında elde edilen ilk olumlu Faz 3 sonuç olma özelliğini taşıyor.Çalışma aynı zamanda, cerrahi olarak çıkarılmış melanom hastalarında adjuvan tedavi ortamında yalnızca Keytruda'ya kıyasla klinik açıdan anlamlı bir iyileşme gösteren ilk Faz 3 çalışma oldu.Intismeran ve Keytruda'nın güvenlilik profilleri, daha önce bildirilen çalışmalarla uyumlu kaldı ve yeni bir güvenlilik sinyali gözlenmedi. Çalışma, genel sağkalım da dahil olmak üzere diğer önemli ikincil sonlanım noktalarını değerlendirmeye devam edecek.Kaynak: Haberturk

19 Ağustos 2026 38
Prof. Dr. Tat: 'Yaz aylarında alerji şikayetlerine dikkat' SAĞLIK
SAĞLIK

Prof. Dr. Tat: 'Yaz aylarında alerji şikayetlerine dikkat'

Medical Point Gaziantep Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjik rahatsızlığı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjik rahatsızlığı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte polen maruziyeti bölgeye ve bitki türlerine göre devam edebilirken, güneş, sıcak hava, terleme ve çeşitli çevresel etkenler alerjik hastalıkların belirtilerini artırabiliyor. Özellikle burun akıntısı, hapşırma, gözlerde kaşıntı ve sulanma, öksürük, nefes darlığı ve ciltte oluşan lezyonlar gibi alerjik şikayetler artabiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, yaz aylarında bazı alerjik hastalıkları sıcak, güneş ve nem gibi çevresel maruziyetlerin artabileceğine dikkat çekerek, şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını belirtti.Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjisi bulunan kişilere uyarıda bulunarak 'Bu mevsimde böcek sokmaları, sıcak ve nem ile artan cilt alerjileri görülebilmektedir. Alerjisi bulunan kişilerin güneşe aşırı maruziyet, sıcak hava, havuz gibi tetikleyicilerden mümkün olduğunca korunmasının önemlidir' dedi.Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, 'Her hastanın maruz kaldığı alerjenler ve tetikleyiciler farklı olduğundan, şikayetlerin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır' ifadelerini kullandı.Alerjik hastalıkların yalnızca mevsimsel bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, özellikle tekrarlayan veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen belirtilerin dikkate alınması belirtti.Prof. Dr. Tuğba Songül Tat, alerjik hastalıklarda doğru tanının tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, 'Alerji şikayetleri kişilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Doğru tanı ve kişiye uygun tedavi yaklaşımı ile bu şikayetlerin kontrol altına alınması mümkündür' diye konuştu.Kaynak: Etik Haber

19 Ağustos 2026 5
Sezaryen Oranlarında Düşüş: Normal Doğum Eylem Planı SAĞLIK
SAĞLIK

Sezaryen Oranlarında Düşüş: Normal Doğum Eylem Planı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Normal Doğum Eylem Planı kapsamında toplam sezaryen oranının yüzde 58,5'e, primer sezaryen oranının ise yüzde 15 düştüğünü açıkladı. Gaziantep'teki sağlık tesislerinin açılışında konuşan Bakan, anne-bebek sağlığına yönelik uygulamaları da anlattı. Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, "Normal DoğumEylem Planı'nı hayata geçirdik. Toplam sezaryen oranlarında yüzde 62,8'den yüzde 58,5'e kadar düşüş sağladık. Primer sezaryen oranında ise yüzde 15 düşüş sağladık." dedi.GaziantepSağlık Tesisleri Toplu Açılış Töreni'nde konuşan Bakan Memişoğlu, çeyrek asırda sağlık hizmetlerinin kapasitesinin baştan aşağı değiştiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "hayalim" dediği şehir hastanelerini Türkiye'nin gurur projeleri haline getirdiklerini anlatan Memişoğlu, şöyle devam etti:"Hastanelerimizin yüzde 80'ini yenileyerek veya yeniden inşa ederek 25 yılda toplam yatak kapasitemizi hamdolsun 271 binin üzerine çıkardık. Bir günde 3 milyondan fazla hastaya hizmet veren 1,5 milyonluk devasa bir sağlık ordusu haline geldik. Yurdumuzun dört bir yanında 36 bin yatak kapasitesine sahip 144 devlet hastanemizin yapım süreçleri devam etmektedir. Ülke genelinde 1250'den fazla yeni birinci basamak sağlık merkezi inşa ediyoruz."Anne ve bebek sağlığını odaklarına aldıklarını belirten Memişoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren anne ve bebek sağlığını odağımıza aldık. Özellikle tıbbi gereklilik olmadan yapılan sezaryen oranlarının yüksekliğini önemli bir halk sağlığı meselesi olarak gördük." ifadelerini kullandı.Sezaryen oranlarında düşüş sağlandıÜlkede sezaryen yöntemiyle yapılan doğumlarda düşüş yaşandığına dikkati çeken Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:"Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın sağlığı için neyin daha yararlı olduğunu açıkça belirtmekle mükellefiz. Nitekim Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 'Normal Doğum Eylem Planı'nı hayata geçirdik. Hamdolsun, toplam sezaryen oranlarında yüzde 62,8'den yüzde 58,5'e kadar düşüş sağladık. Primer sezaryen oranında ise yüzde 15 düşüş sağladık. Uzun yıllar sonra sezaryen oranlarının ilk kez düşüş eğilimi göstermesi bizim için son derece umut vericidir. Bu veriler, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Biz, hem tıbben zorunlu olmayan sezaryen oranlarını düşürmek hem de her annenin doğum sürecine güvenle, bilgiyle ve destekle hazırlanabildiği sağlıklı bir sistemi kalıcı hale getirmek istiyoruz. Bu kapsamda 81 ilimizde görev yapan 62 bin ebeyle çok güçlü bir hizmet ağı oluşturduk."Anne adaylarına önem verdiklerini dile getiren Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Özellikle 'Her Gebeye Ebe' uygulamamızla ilk gebeliğini yaşayan bütün anne adaylarımıza hamileliklerinin son 3 ayında birebir ebe tahsis ediyoruz. Artık anne adaylarımızın gebeliğini öğrendiği ilk andan doğum sonrasına kadar yanlarında olan uzman bir rehberi var. Ebelerimiz anne adayımızın sorularını cevaplıyor, onu doğuma hazırlıyor, emzirmeden yenidoğan bakımına kadar her konuda destekliyor. Gerektiğinde de ilgili sağlık profesyonellerine yönlendiriyor. Bu kapsamda sahada 3 bin 400 koordinatör ebe görevlendirdik. Uygulamanın başladığı son 9 ayda 40 bin gebe ve lohusayı evlerinde ziyaret ettik. Ayrıca, yüksek riskli gebelerimize 8 branşta randevu önceliği tanımladık."Memişoğlu, 81 ilin tamamında bebek dostu uygulamasının olduğunu hatırlatarak, "Ülke genelinde 1774 gebe okulumuzda sadece son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayımıza destek olduk. 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulamamızı devreye alarak 250 bin anneye dijital ortamda rehberlik ettik. Gebeliğin ilk gününden doğuma, doğumdan lohusalığa ve bebeğin ilk yıllarına kadar anne ve bebeğimizi bütüncül bir anlayışla takip ediyoruz." şeklinde konuştu.Gaziantep'e yapılan sağlık yatırımlarıKente yapılan sağlık yatırımlarına değinen Bakan Memişoğlu, "Toplam 37 hastane inşa ettiğimizGaziantep'imizin de sağlık altyapısını tamamen yeniledik. 1875 yataklı sağlık şaheseri Gaziantep Şehir Hastanemizi 2023'te tamamlayarak şehrimize kazandırdık. Birinci basamakta 92 yeni sağlık merkezini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. İlimizde 17 yeni sağlık tesisimizin inşaatına hız kesmeden devam ediyoruz." dedi.Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları HastanesiBakan Memişoğlu, açılışı yapılan hastaneye ilişkin ise "Modern fiziki yapısı ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hem Gaziantep'imizin hem de bölgemizin sağlık hizmeti sunumuna büyük katkı sağlayacaktır. Bu güzide eserlerin hayata geçirilmesine öncülük eden Türkiye Yüzyılı'nın mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.Açılışa, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan ve Mehmet Eyüp Özkeçeci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Kaymakamı Mehmet Emin Daşçı ve diğer ilgililer katıldı.Konuşmaların ardından protokol üyeleri, 300 yataklı Kadın Doğum Hastanesi ile aile sağlığı merkezlerinin açılış kurdelesini kesti.

19 Ağustos 2026 4
Cizre Devlet Hastanesi'nde Diyaliz Cihazları Yenilendi SAĞLIK
SAĞLIK

Cizre Devlet Hastanesi'nde Diyaliz Cihazları Yenilendi

Şırnak'ın Cizre ilçesindeki Dr. Selahattiin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi diyaliz ünitesindeki tüm cihazlar son teknoloji sistemlerle değiştirildi. Yeni nesil cihazlarla hastaların tedavi konforu ve yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. Başhekim Halit Sapan, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti için yatırımların süreceğini belirtti. Şırnak'in Cizre İlçesinde bulunan Dr. Selahattiin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi diyaliz ünitesindeki tüm cihazlar son teknoloji sistemlerle yenilendi. Yeni nesil cihazlar sayesinde hastaların tedavi konforu ve yaşam kalitesinin artırılacağı belirtildi.Hastaneye kazandırılan yeni nesil diyaliz cihazları vatandaşların kullanımına sunuldu. Gerçekleştirilen modernizasyon çalışmasıyla diyaliz hastalarının tedavi süreçlerindeki verimliliğin artırılması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi hedefleniyor.Hizmet standartlarını her geçen gün yukarı taşımayı amaçladıklarını belirten Başhekim Halit Sapan, vatandaşlara güvenli ve yüksek kalitede sağlık hizmeti sunmak için yatırımların süreceğini ifade etti. Güncel tıbbi teknolojileri ilçeye kazandırmakta kararlı olduklarını vurgulayan Sapan, yenilenen ünitenin bölge halkına hayırlı olmasını diledi.

19 Ağustos 2026 23
Erzurum Şehir Hastanesi Gebe Okulu'nda mezuniyet heyecanı SAĞLIK
SAĞLIK

Erzurum Şehir Hastanesi Gebe Okulu'nda mezuniyet heyecanı

Erzurum Şehir Hastanesi Gebe Okulu, 3 haftalık eğitim programını başarıyla tamamlayan anne ve baba adaylarını mezun etti. Eğitimde hamilelik süreci, doğum teknikleri, anne sütü ve bebek bakımı konularında bilgi verilirken, adaylara doğum salonu ve hasta odaları da gezdirildi. Hastane, normal doğumun önemine vurgu yaparak mezunları tebrik etti. ErzurumŞehir Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Gebe Okulu, Ağustos ayı dönemini başarıyla tamamlayan anne ve baba adaylarını mezun etti.ErzurumŞehir Hastanesinde anne ve baba adaylarının bilinçli bir hamilelik ve doğum süreci geçirmeleri amacıyla hizmet veren Gebe Okulu'nda mezuniyet heyecanı yaşandı. Okulda düzenlenen 3 haftalık eğitim programına katılan ebeveyn adayları, teorik ve pratik dersleri başarıyla tamamlayarak sertifikalarını almaya hak kazandı.Doğum salonu ve hasta odaları yerinde tanıtıldıKonu ilgili yapılan sosyal medya paylaşımında, eğitim programı kapsamında anne ve baba adaylarına; hamilelik süreci, doğru nefes teknikleri, doğum anı, anne sütünün önemi ve bebek bakımı gibi kritik konularda uzman eğitmenler tarafından detaylı bilgiler verildiği ifade edildi. Eğitimin son bölümünde ise adayların doğum sürecindeki endişelerini gidermek amacıyla hastanenin doğum salonu ve yatan hasta odaları gezdirilerek teknik bilgilendirme yapıldı."Normal doğumla anneler mutlu, bebekler sağlıklı"Mezuniyet töreninin ardından Erzurum Şehir Hastanesi tarafından yapılan paylaşımda, bilinçli ebeveynliğin ve normal doğumun önemine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Hastanemiz bünyesinde faaliyet gösteren Gebe okulumuzda anne ve baba adaylarımız 3 hafta süren eğitimlerini başarıyla tamamlayarak belgelerini aldılar. Anne ve baba adaylarımıza hastanemiz doğum salonu ve yatan hasta odaları da gezdirilerek bilgilendirme yapıldı. Eğitimimize katılan tüm anne ve baba adaylarımıza teşekkür ediyor, sağlıklı günler diliyoruz. Normal doğumla anneler mutlu, bebekler sağlıklı."Sertifikalarını alan anne ve baba adayları ise aldıkları eğitim sayesinde doğum sürecine dair korkularının azaldığını belirterek, hastane yönetimine ve eğitmenlere teşekkür etti. Tören, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

19 Ağustos 2026 29
TVHB Başkanı Eroğlu: Kuduz vakalarında yüzde 84 azalma sağlandı SAĞLIK
SAĞLIK

TVHB Başkanı Eroğlu: Kuduz vakalarında yüzde 84 azalma sağlandı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, kuduzla mücadelede yaban hayatına yönelik aşılama çalışmaları ile mihrak sayısının yüzde 84 azaldığını belirterek, "Malum Diyarbakır’da bir çocuğumuz kuduz vakası dolayısıyla hayatını kaybetti. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, kuduzla mücadelede yaban hayatına yönelik aşılama çalışmaları ile mihrak sayısının yüzde 84 azaldığını belirterek, "Malum Diyarbakır'da bir çocuğumuz kuduz vakası dolayısıyla hayatını kaybetti. Ardahan ve geçen ay Iğdır'da birkaç mihrakta büyükbaşta kuduz tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın özellikle yaban hayatıyla ilgili çalışmaları devam ediyor" dedi.TVHB Başkanı Eroğlu, İhlasHaberAjansı (İHA) muhabirine son dönemde Diyarbakır, Ardahan ve Iğdır'da görülen kuduz vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hastalıkta mücadelede aşılama ve koruyucu hekimliğin önemine dikkati çeken Eroğlu, kuduz vakalarının ardından bilim kurulu üyeleri ve viroloji bilim insanlarıyla değerlendirmelerde bulunduklarını ve vakaların daha çok yaban hayatı kaynaklı olduğunu bildirdi. Eroğlu, kuduzun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, "Malum Diyarbakır'da bir çocuğumuz kuduz vakası dolayısıyla hayatını kaybetti. Ardahan ve geçen ay Iğdır'da birkaç mihrakta büyükbaşta kuduz tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın özellikle yaban hayatıyla ilgili çalışmaları devam ediyor. Bu çok önemli. Bu vakalardan sonra biz de TVHB olarak tekrar konuyu bilim kurulu üyelerimiz, bilim insanlarımızla birlikte paylaştıktan sonra şu sonuca geldik; daha çok yaban hayatı kaynaklı kurt, çakal, tilki, gelincik gibi etkenler, bu hayvanlar tarafından çiftlik hayvanlarına, büyükbaş hayvana ya da kedi, köpek gibi hayvanlara bulaşıyor. Gerekli müdahaleler, aşılamalar devam ediyor" açıklamasında bulundu."Yüzde 99,9 öldüren ama yüzde 100 önlenebilen bir hastalık"Kuduz hastalığının Dünya Sağlık Örgütü'nün de bir kabulü olduğunu dile getiren Eroğlu, "Yüzde 99,9 öldüren ama yüzde 100 önlenebilen bir hastalık. Gerek bilimsel açıdan gerekse yasal olarak gerekli kurallar uygulandığı takdirde özellikle insan hayatını kaybetmeyecek. Tabii aşılama burada çok öne çıkıyor" diye konuştu."Toplumda panik havası oluşturmanın bir anlamı yok"Kuduz vakalarının toplumda paniğe neden olmaması gerektiğini ifade eden Eroğlu, "Bütün bunlarla toplumda bir panik havası oluşturmanın ya da oluşmasına sebep olmanın bir anlamı yoktur. Bilime dayalı gerekli tedbirler alındığı takdirde insanlarda ve hayvanlarda kuduz hastalığı olmayacak" dedi."Isıran hayvan mutlaka 10 gün gözetim altına alınmalı"Bir hayvanın ısırması veya tırmalaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Eroğlu, "Hemen süratli bir şekilde oranın sabunlu bir suyla 10-15 dakika yıkanması, daha sonra bir sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekiyor. Isıran hayvan mutlaka 10 gün gözetim altına alınmalı. 10 gün içerisinde aşıya başlanacak. 10 gün sonra hayvanda rahatsızlık yoksa hayvan kuduz değil demektir. Hayvanda kuduz tespit edilirse aşı tamamlanacak" diye konuştu."2014'te 529 olan mihrak sayısı 2026'da 90'a düştü"Yaban hayatına yönelik oral aşılama çalışmalarının önemine dikkati çeken Ali Eroğlu, Türkiye'deki kuduz mihraklarının yıllar içerisinde azaldığını belirterek, "Batı Anadolu'da mihrak yok. Niye? Çünkü oral aşılama dediğimiz aşılama başarılı. Diğer illerimizde de devam ediyor. 2014'te ülkemizde 529 mihrak var. 2020 ile 2021'de Tarım ve Orman Bakanlığı 11 milyon doz oral aşı kullandı. Havadan atılıyor, yiyeceğe konuyor. Onu yiyen hayvanlar da yaban hayatta bağışık oluyor 1 yıl. 2021'de 529 mihrak, 2021'de 145'e düşmüş. Şu anda da 2026'da 90 mihrak. Yüzde 84 civarında o günden bugüne bir düşüş var. Bunu devam ettirdiğiniz takdirde, hayvandaki önlenirse dolayısıyla insandaki bulaş da söz konusu olmayacak, insanda da önlenmiş olacak" dedi.2030 yılında 'sıfır kuduz' hedefiKuduzun zoonotik bir hastalık olduğunu belirten Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte ele alınması gerektiğini ifade ederek, disiplinler arası çalışmayı esas alan 'Tek Sağlık' uygulamasının Türkiye'de de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2030 yılı için 'sıfır kuduz' hedefi bulunduğunu belirten Eroğlu, toplum bilincinin artırılması halinde bu hedefin gerçekleştirilebileceğini ifade etti."Evcil hayvanlara yılda bir defa kuduz aşısı yaptırmak gerekiyor"Vatandaşların özellikle evcil hayvanların aşılarını ihmal etmemesi gerektiğini belirten Eroğlu, "Yılda bir defa mutlaka kedi, köpeğe kuduz aşısı yaptırmak gerekiyor. Hayvanların sahiplerinin buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu."Çobanlarımızın, hayvan bakıcılarının da bilgilendirilmesi gerekiyor"Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların da yaban hayvanlarıyla temas ihtimaline karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, "Kırsalda yaşayan, tarımla uğraşan, merada hayvancılık yapan insanlarımız var. Özellikle orada besledikleri köpekler var. Onların yaban hayatıyla teması yüksek olduğu için oradaki insanlarımızın, çobanlarımızın, hayvan bakıcılarının da bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

19 Ağustos 2026 3
Bakan Memişoğlu: Ülkemiz 20 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak SAĞLIK
SAĞLIK

Bakan Memişoğlu: Ülkemiz 20 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak

SağlıkBakanıKemal Memişoğlubir dizi ziyaretlerde ve açılışlarda bulunmak üzere Gaziantep’e geldi. Bakan Memişoğlu ilk olarak 400 yataklı Nizip Devlet Hastanesi açılış törenine katıldı. Törene; Gaziant... SağlıkBakanıKemal Memişoğlubir dizi ziyaretlerde ve açılışlarda bulunmak üzere Gaziantep’e geldi. Bakan Memişoğlu ilk olarak 400 yataklı Nizip Devlet Hastanesi açılış törenine katıldı. Törene; Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ilçe belediye başkanları ve sağlık personeli katıldı. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, yeni sağlık yatırımlarına devam ettiklerini söyledi.'SAĞLIK ALTYAPIMIZI SON TEKNOLOJİ CİHAZLARLA DONATTIK'Memişoğlu, "Hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. Sağlık altyapımızı modern ve son teknoloji cihazlarla donattık. 25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz. Yapımını tamamladığımız 27 şehir hastanemizde yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle aziz milletimize hizmet ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında yeni sağlık yatırımlarımıza da hızla devam ediyoruz. Toplam 16 bin yataklı 13 şehir hastanemizin inşaatları birer birer yükseliyor. Buna ilave olarak 7 şehir hastanemizin ise proje çalışmaları sürmektedir. İnşa süreçleri tamamlandığında, ülkemiz 24 bini aşkın yatak kapasiteli 20 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak. 1700 yataklı Şanlıurfa Şehir Hastanemizin geçici kabul sürecinde artık sona geldik. İnşallah yıl sonuna kalmadan hasta kabulüne başlayacağız" dedi.'GAZİANTEP'TE TOPLAM YATAK KAPASİTESİNİ 9 BİNE YÜKSELTTİK'Memişoğlu, Gaziantep'te yatak kapasitesini 9 bine yükselttiklerini belirterek, "Gaziantep'te depremden etkilenen 24 bin vatandaşımıza psikolojik destek sağladık. 6 bin kişiye fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verdik. Dayanışma ve birliktelik ruhuyla sağlık tesislerimizi eskisinden çok daha güçlü şekilde yeniden ayağa kaldırdık. 6 Şubat 2023'ten bugüne Gaziantep'te 21 yeni hastane ve sağlık tesisi inşa ettik. İlimizin toplam yatak kapasitesini 9 bine yükselttik. 2012 yılından bugüne kadar Gaziantep’te yaklaşık 60 bin vatandaşımıza evlerinde sağlık hizmeti sunduk" diye konuştu.'DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ DİJİTAL SAĞLIK ALTYAPISINA SAHİBİZ'Bakan Memişoğlu, "Sağlık yatırımlarına verdiğimiz önemin yanı sıra mevzuat altyapımızı da güncelledik. Bu kapsamda göreve geldiğimiz günden bugüne toplam 160 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdik. Son düzenlememizle evde sağlık, palyatif bakım ve aile hekimliği hizmetlerini tek çatı altında topladık. 2012’den bugüne 4,5 milyon vatandaşımıza evde sağlık hizmetleri sunduk. Dünyanın en gelişmiş dijital sağlık altyapısına sahibiz. 86 milyon vatandaşımız sağlık verilerine e-Nabız'la tek tıkla ulaşabiliyor. Yaptığımız düzenlemelerle sporcu sağlık raporlarından organ bağışına kadar pek çok hizmetimizi elektronik ortama taşıdık. Son bir yılda 80 yaş üstü ve yatağa bağımlı yaklaşık 1 milyon vatandaşımızın raporlarını hastaneye gitmeden elektronik ortamda yeniledik. Sağlık, bir insanın sahip olabileceği en büyük hazine; gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirastır. Sağlıklı yaşam toplumumuzda bir kültür haline gelmelidir. Antep’imizde diyetisyenden fizyoterapiste, ağız ve diş sağlığından ruh sağlığı hizmetlerine kadar 17 branşta ücretsiz hizmet verdiğimiz 5 Sağlıklı Hayat Merkezimiz var. Tüm hemşehrilerimizi bu merkezlerimize davet ediyorum. Gayemiz, her bir vatandaşımızın sağlığını korumak" dedi.'NİZİP DEVLET HASTANEMİZ, GELİŞMİŞ İMKANLARIYLA İHTİYAÇLARA CEVAP VERECEK'Bakan Memişoğlu, "Açılışını gerçekleştirdiğimiz 400 yataklı Nizip Devlet Hastanemiz; modern altyapısı ve mimarisiyle bölgemizin önemli şifa merkezlerindendir. 125 poliklinik, 95 yoğun ve palyatif bakım yatağı, 12 tam donanımlı ameliyathane ve diş ünitesine kadar gelişmiş imkanlarıyla vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarına cevap verecektir. Nizip Devlet Hastanemiz ülkemize, milletimize ve Gaziantep’e hayırlı, uğurlu olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından dua edilip, kurdele kesilerek hastanenin açılışı gerçekleştirildi.Kaynak: DHA

19 Ağustos 2026 32
SICAK HAVALARDA BÖBREK TAŞI RİSKİNE DİKKAT: YETERSİZ SIVI TÜKETİMİ RİSKİ ARTIRABİLİR SAĞLIK
SAĞLIK

SICAK HAVALARDA BÖBREK TAŞI RİSKİNE DİKKAT: YETERSİZ SIVI TÜKETİMİ RİSKİ ARTIRABİLİR

Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları yalnızca günlük yaşamı değil, vücudun sıvı dengesini ve idrar yollarını da etkileyebiliyor. Terlemeyle kaybedilen sıvının yeterince yerine konmaması, idrarın daha yoğun hale gelmesine ve böbrek taşı oluşumuna uygun koşulların ortaya çıkmasına neden olabilir. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Güler, sıcak havalarda yeterli sıvı tüketiminin böbrek taşı riskinin azaltılmasında önemli olduğuna Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları yalnızca günlük yaşamı değil, vücudun sıvı dengesini ve idrar yollarını da etkileyebiliyor. Terlemeyle kaybedilen sıvının yeterince yerine konmaması, idrarın daha yoğun hale gelmesine ve böbrek taşı oluşumuna uygun koşulların ortaya çıkmasına neden olabilir.Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Güler, sıcak havalarda yeterli sıvı tüketiminin böbrek taşı riskinin azaltılmasında önemli olduğuna dikkat çekerek, böbrek taşı oluşumunda beslenme alışkanlıklarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.Sıcak Havalarda Böbrek Taşı Riski Neden Artıyor?Böbrek taşları, idrarda bulunan bazı mineral ve maddelerin yoğunlaşarak kristalleşmesi ve zaman içerisinde bir araya gelmesi sonucunda oluşabilir. Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddelerin idrardaki yoğunluğunun artması, taş gelişimi açısından uygun bir ortam oluşturabiliyor.Yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesi ile birlikte terleme de artıyor. Kaybedilen sıvı yeterince yerine konmadığında vücut suyu korumaya çalışıyor ve böbreklerin ürettiği idrar miktarı azalabilir. Daha düşük hacimli ve yoğun idrar ise taş oluşturan maddelerin kristalleşme olasılığını artırabiliyor.Prof. Dr. Cem Güler, sıcak havalarda sıvı kaybının önemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:“Böbrek taşı oluşumunda tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, bazı metabolik özellikler ve kişinin daha önce taş düşürmüş olması gibi birçok faktör etkili olabilir. Ancak özellikle sıcak havalarda artan terlemeye karşı yeterli sıvının alınmaması, idrarın yoğunlaşmasına neden olarak taş oluşumuna uygun ortam hazırlayabilir.”Bilimsel çalışmalar da böbrek taşı ve renal kolik nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuruların sıcak dönemlerde artabildiğini gösteriyor. Bu ilişkinin temelinde sıcaklığa bağlı sıvı kaybı ve idrarın yoğunlaşmasının bulunduğu düşünülüyor.İdrar Rengi, Sıvı Durumu Hakkında İpucu VerebilirGünlük yaşamda idrar rengindeki değişiklikler vücudun sıvı durumu hakkında bazı ipuçları verebilir. Yeterli sıvı tüketildiğinde idrar genellikle açık sarı renkte olurken, sıvı kaybının artmasıyla daha koyu bir renk görülebilir.Ancak idrar rengindeki her değişiklik yalnızca susuzlukla açıklanmamalıdır. Kullanılan bazı ilaçlar, tüketilen besinler, vitamin takviyeleri ve çeşitli sağlık sorunları da idrar rengini değiştirebilir.Özellikle sıcak havalarda uzun süre dışarıda kalan, yoğun egzersiz yapan veya fiziksel olarak aktif çalışan kişilerin terlemeyle oluşan sıvı kaybına daha fazla dikkat etmesi önem taşıyor.Sadece Az Su İçmek Değil, Beslenme Alışkanlıkları da ÖnemliBöbrek taşı oluşumunda sıvı tüketiminin yanı sıra günlük beslenme alışkanlıkları da etkili olabiliyor. Yüksek miktarda tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak bazı taş türlerinin oluşum riskini yükseltebiliyor.Hayvansal proteinin gereğinden fazla tüketilmesi de bazı kişilerde idrarın kimyasal yapısını taş oluşumuna elverişli hale getirebiliyor. Bu nedenle kırmızı et ve diğer hayvansal protein kaynaklarının tüketiminde kişinin genel sağlık durumu ve beslenme gereksinimleri dikkate alınmalı.Oksalat içeriği yüksek olan ıspanak, pazı, pancar, kakao, çikolata ve bazı kuruyemişler ise özellikle kalsiyum oksalat taşı açısından risk taşıyan kişilerde önem kazanıyor. Ancak bu besinlerin herkes tarafından tamamen diyetten çıkarılması gerektiği anlamına gelmiyor. Daha önce böbrek taşı geçiren kişilerde beslenme düzeninin taşın türüne ve metabolik değerlendirme sonuçlarına göre kişiselleştirilmesi gerekiyor.Aşırı C Vitamini Takviyesi Kullanımına DikkatVitamin ve mineral takviyelerinin kontrolsüz kullanımı da böbrek taşı açısından değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Yüksek doz C vitamini takviyeleri vücutta oksalat oluşumunu artırabileceği için bazı kişilerde kalsiyum oksalat taşı riskine neden olabilir.Bu nedenle vitamin ve mineral takviyelerinin “daha fazlası daha faydalıdır” yaklaşımıyla kullanılmaması, daha önce böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerin takviye kullanımı konusunda hekim görüşü alması önem taşıyor.Taştan Korunmak İçin Kalsiyumu Tamamen Kesmek Doğru DeğilBöbrek taşlarıyla ilgili yaygın yanlış inanışlardan biri de kalsiyum içeren tüm besinlerden uzak durulması gerektiği düşüncesidir. Oysa özellikle kalsiyum oksalat taşı açısından besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alınması önemlidir.Besinlerle alınan kalsiyum, bağırsaklarda oksalat ile bağlanarak oksalatın emilimini azaltabilir. Bu nedenle taş öyküsü bulunan kişilerin kendi kendilerine süt ve süt ürünleri başta olmak üzere kalsiyum kaynaklarını tamamen beslenmelerinden çıkarmaları önerilmez. Kalsiyum takviyelerinin kullanımı ise kişinin sağlık durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.Limonlu Su Böbrek Taşını Önler mi?Limon ve diğer bazı turunçgiller sitrat içerir. Sitrat, idrarda bazı kristallerin büyümesini ve bir araya gelmesini sınırlandırabilen maddelerden biridir. Bu nedenle uygun kişilerde turunçgil tüketimi ve sitrat alımı koruyucu beslenme yaklaşımının bir parçası olabilir.Ancak limonlu suyun tek başına böbrek taşını önlediği veya mevcut taşı ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir. Böbrek taşı farklı kimyasal yapılarda ortaya çıkabildiğinden korunma yaklaşımı da taşın türüne ve kişinin metabolik özelliklerine göre değişebilir.Sıvı İhtiyacı Herkes İçin Aynı DeğilBöbrek taşı oluşumunun önlenmesinde en önemli yaklaşımlardan biri yeterli sıvı tüketimidir. Uluslararası üroloji kılavuzlarında taş hastalarında günlük idrar hacminin yaklaşık 2–2,5 litrenin üzerinde tutulmasına yönelik öneriler bulunuyor. Bunun sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan sıvı miktarı ise hava sıcaklığına, fiziksel aktiviteye, terleme miktarına, beslenmeye ve kişinin sağlık durumuna göre değişebiliyor.Prof. Dr. Cem Güler, su tüketiminin gün içine dengeli şekilde yayılmasının önem taşıdığını belirterek şu bilgileri paylaşıyor:“Sıcak günlerde yalnızca susama hissini beklemek yerine sıvı tüketiminin gün içine yayılması önemlidir. Ancak herkes için tek bir günlük su miktarı belirlemek doğru değildir. Kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya sıvı kısıtlaması gerektiren başka bir sağlık sorunu bulunan kişilerin sıvı tüketimi mutlaka kendi hekimlerinin önerileri doğrultusunda planlanmalıdır.”Çay ve Kahve Su Tüketiminin Yerini AlmamalıGünlük tüketilen çay ve kahve de toplam sıvı alımına katkıda bulunabilir. Bu nedenle bu içeceklerin her durumda vücudu susuz bıraktığını söylemek doğru değildir. Bununla birlikte, sıcak havalarda temel sıvı kaynağının su olması ve şekerli içeceklerin su yerine tercih edilmemesi önemlidir.Kafeinli içeceklerin miktarı kişinin genel sağlık durumu, günlük beslenmesi ve kafeine karşı duyarlılığı göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir.Böbrek Taşı Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkabilir?Böbrekte bulunan bazı taşlar uzun süre herhangi bir belirti vermeyebilir. Taşın böbrekten idrar kanalına ilerlemesi durumunda ise şikâyetler belirginleşebilir. En karakteristik yakınmalardan biri, belin veya böğrün bir tarafında başlayan ve kasığa doğru yayılabilen şiddetli ağrıdır.Ağrıya bulantı ve kusma, idrarda kan görülmesi, sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı veya yanma gibi yakınmalar eşlik edebilir.Ağrıyla birlikte ateş ve titremenin bulunması, idrar akışında belirgin azalma ya da idrar yapamama gibi durumlar daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Taşın idrar yolunda tıkanıklığa yol açması ve buna enfeksiyonun eşlik etmesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğinden bu belirtiler göz ardı edilmemelidir.Tedavi Kişiye Özel PlanlanmalıBir kez böbrek taşı oluşması, gelecekte tekrar taş gelişmeyeceği anlamına gelmiyor. Tekrarlayan taş hastalığı bulunan kişilerde yalnızca daha fazla su içmek yeterli olmayabilir.Taşın yapısının incelenmesi, gerekli görülen durumlarda kan ve idrar tetkiklerinin yapılması ve kişinin beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi, taşın nedeninin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Elde edilen bulgular doğrultusunda sıvı tüketimi, tuz ve protein alımı ile diğer beslenme alışkanlıklarına ilişkin öneriler kişiye göre düzenlenebilir.Prof. Dr. Cem Güler, yaz aylarında alınabilecek önlemleri şöyle özetliyor: “Böbrek taşı riskini azaltmak için özellikle sıcak havalarda sıvı kaybının yerine konması, aşırı tuz tüketiminden kaçınılması ve dengeli beslenilmesi önemlidir. Daha önce taş düşüren kişilerde ise taşın türünün ve kişisel risk faktörlerinin belirlenmesi, tekrar oluşumunu önlemeye yönelik daha doğru bir yol haritası oluşturulmasını sağlar.”

19 Ağustos 2026 2
ACEMİ SPORCU SENDROMUNA KARŞI 7 ETKİLİ ÖNLEM! SAĞLIK
SAĞLIK

ACEMİ SPORCU SENDROMUNA KARŞI 7 ETKİLİ ÖNLEM!

Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. “Acemi Sporcu Sendromu” olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. “Acemi Sporcu Sendromu” olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, “Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!Tıp literatüründe “gecikmiş kas ağrısı” (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.Antrenmana ısınmadan başlamayınAcemi sporcu sendromu, özellikle “eksantrik” olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yeterince ısınmadan ve germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir.” Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72’nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, “Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir” diye konuşuyor.Olağan dışı belirtilere dikkat!Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: “Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir.”Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren “rabdomiyoliz” olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, “Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir” uyarısında bulunuyor.Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyınAcemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu , yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!Doç. Dr. Nezih Ziroğlu , Acemi Sporcu Sendromu’na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

19 Ağustos 2026 3