Bizi Takip Edin

Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi Artık Tek Platformda

Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi yenilenen dijital yapısıyla tek platformda birleşti. Güncel sağlık haberleri, röportajlar, duyurular ve dergi yayınları artık daha kolay erişilebilir.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”
RÖPORTAJ

“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”

09 Temmuz 2026 32
Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol:  “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”
RÖPORTAJ

Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol: “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”

Sedat Akyol - Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü

09 Temmuz 2026 23
Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta
RÖPORTAJ

Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta

Vefa Türksever - Tüm Medikalciler Platformu Başkanı

09 Temmuz 2026 29
Terlemeyi Durdurmak Kalıcı Çözüm mü, Sorunu Başka Bir Bölgeye Taşımak mı?
KÖŞE YAZISI

Terlemeyi Durdurmak Kalıcı Çözüm mü, Sorunu Başka Bir Bölgeye Taşımak mı?

10 Temmuz 2026 18

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Prof. Dr. Özlü'den Klima Uyarısı: Sağlık Açısından Ciddi Riskler Taşıyabilir YAŞAM
YAŞAM

Prof. Dr. Özlü'den Klima Uyarısı: Sağlık Açısından Ciddi Riskler Taşıyabilir

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, serinlemek için tercih edilen klimaların sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, "Klimaların bakımlarının yapılması, filtrelerinin değişmesi ve yıkanması gerekir. Klima kullanırken mutlaka zaman zaman kapı ve pencereleri açıp, havalandırmak lazım. Klima aynı havayı çekerek soğutup geri veri…

14 Temmuz 2026 4
Hayati KKKA Uyarısı: Kene Müdahalesinde Bunları Yapmayın GÜNDEM
GÜNDEM

Hayati KKKA Uyarısı: Kene Müdahalesinde Bunları Yapmayın

Uzmanlar, kene ısırması durumunda kolonya dökme, sigara basma veya keneyi ezme gibi hatalı müdahalelerin KKKA bulaşma riskini artırdığı uyarısında bulundu. Vücuda tutunan kenenin çıplak elle temas etmeden çıkarılması ve sonrasındaki 10 günlük belirti takibinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hast…

14 Temmuz 2026 7
Mardin'de İlk Kez Asendan Aort Diseksiyonu Ameliyatı Yapıldı TEKNOLOJI
TEKNOLOJI

Mardin'de İlk Kez Asendan Aort Diseksiyonu Ameliyatı Yapıldı

Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen asendan aort diseksiyonu ameliyatıyla hayati tehlikesi bulunan Songül Özgün (48), sağlığına kavuştu. Göğüs ve sırt bölgesindeki şiddetli ağrı şikayetiyle Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Songül Özgün'ün yapılan tetkiklerinde, kalpten çıkan ana damar olan aortun ba…

14 Temmuz 2026 3
Filistinli Doktor Giresun’daki Hastanede Hizmet Veriyor GENEL
GENEL

Filistinli Doktor Giresun’daki Hastanede Hizmet Veriyor

Filistin’in Gazze şehrinde doğup büyüyen Mahmut Emadoğlu, doktor olma hayalini Türkiye’de gerçekleştirmeyi başardı.Emadoğlu, memleketinde devam ettiği mühendislik eğitimini, doktor olmaya karar verince yarıda bıraktı.Türkiye’ye 2011’de gelen ve ​Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı’nı kazanan Emadoğlu, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleşti…

14 Temmuz 2026 3
 
İngiltere'de ilk Bundibugyo Ebola aşısının insan denemeleri başlatıldı SAĞLIK
SAĞLIK

İngiltere'de ilk Bundibugyo Ebola aşısının insan denemeleri başlatıldı

Oxford'daki bilim insanları, Kongo ve Uganda'ya yayılan nadir Bundibugyo Ebola türüne karşı dünyanın ilk aşısını test etmeye başlıyor. Oxford Üniversitesi’nin Aşı Grubu, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’daki devam eden salgın sırasında Bundibugyo Ebola virüsüne karşı geliştirilen bir aşının insanlar üzerinde yapılan dünyanın ilk klinik denemesini başlattı.Faz I klinik çalışma Oxford’da yürütülecek ve 18 ile 55 yaşları arasındaki 50 sağlıklı yetişkinde aşının güvenliğini ve bağışıklık yanıtını değerlendirecek.“Güvenli ve etkili bir aşının hayata geçirilmesine yönelik atılan her adım, kırılgan toplulukları koruma, hayat kurtarma ve bu salgını kontrol altına alma kapasitemizi güçlendiriyor” dedi Salgınlara Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu’ndan (CEPI) Nicole Lurie ve Oxford Üniversitesi’nin yürüttüğü çalışmayı “mücadele çabalarında dönüm noktası” olarak nitelendirdi.Oxford ekibi şu anda çalışma için gönüllü arıyor. Denemenin başlamasına yönelik düzenleyici incelemenin tamamlanmasının ardından, önümüzdeki haftalarda katılımcılara aşı uygulanacak ve takip ziyaretlerine çağrılacak, diye duyurdu Oxford Aşı Grubu yayımladığı basın açıklamasında.Düzenleyici onay beklenirken Uganda’da da ek klinik çalışmalar hazırlanıyor; bunlar Tıbbi Araştırma Konseyi/Uganda Virüs Araştırma Enstitüsü ile Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nun Uganda Araştırma Birimi’nde yürütülecek.“Salgından etkilenen ülkeler bu duruma yanıt vermeyi sürdürürken, Afrika CDC, en yüksek güvenlik, düzenleyici denetim ve ortaklık standartlarıyla yürütülen hızlı bilimsel ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyor” dedi Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (Africa CDC) direktörü Jean Kaseya.Bugün salgınla karşı karşıya olan topluluklar için erken aşama klinik denemelerin hemen çözüm sunmadığını, ancak mevcut ve gelecekteki salgınlara yanıt vermek için gerekli araçların geliştirilmesinde kritik bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.Kongo ve Uganda’yı etkileyen Bundibugyo salgını, şimdiye kadar kaydedilen en büyük salgınlar arasında yer alıyor ve enfeksiyon sayıları artmaya devam ediyor.11 Temmuz itibarıyla Kongo Sağlık Bakanlığı, beş eyalette 1.926 vakayı ve 702 ölümü doğruladı. 12 Temmuz’da ise Uganda, ikisi ölümle sonuçlanan 20 vakayı teyit etti.Kongo Sağlık Bakanlığı’na göre başkent Kinşasa’nın da aralarında bulunduğu 10 eyalet şu anda yüksek riskli kabul ediliyor.Kaynak: Euronews Sağlık

14 Temmuz 2026 4
Sağlık Bakanlığından 'Aşırı Sıcaklar' İçin Uyarılar YAŞAM
YAŞAM

Sağlık Bakanlığından 'Aşırı Sıcaklar' İçin Uyarılar

Sağlık Bakanlığı, "Yaz Aylarında Yeterli Ve Dengeli Beslenme Alışkanlıklarının Sürdürülmesi, Yeterli Sıvı Tüketiminin Sağlanması Ve Besin Güvenliği Kurallarına Uyulması, Sağlığın Korunması Açısından Önem Taşımaktadır." Açıklamasını Yaptı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselmekte, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcak havaların etkisiyle artan terleme sonucunda başta sıvı olmak üzere mineral kayıpları yaşanabilmekte; buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebilmektedir. Kronik hastalığı bulunan kişiler, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ve açık alanda çalışanlar sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkilenmektedir. Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması, sağlığın korunması açısından önem taşımaktadır." denildi."Yeterli Miktarda Su Tüketilmeli"Yaz aylarında gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi gerektiği belirtilerek, "Su içmek için susama beklenmemelidir. Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mL olarak hesaplanabilmekte, bu miktar yetişkin bir birey için ortalama 2,5-3 litre su tüketimine karşılık gelmektedir. Sıvı ihtiyacının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Ayrıca yaz aylarında egzersiz yapan bireylerin, egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri önerilmektedir. Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysiler tercih edilmeli, serinlemek için ılık duş yapılmalı, sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır. Yaşamın her döneminde olduğu gibi yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunmasının temelini oluşturmaktadır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmeli, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir." ifadeleri kullanıldı.  

14 Temmuz 2026 12
Memişoğlu: Karabük’e En Az 150 Yataklı Yeni Sağlık Tesisi Kazandıracağız GÜNDEM
GÜNDEM

Memişoğlu: Karabük’e En Az 150 Yataklı Yeni Sağlık Tesisi Kazandıracağız

Karabük'te konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Uzman eksiğimiz varsa onları tamamlayacağız ki birkaç branşta var. Onun haricinde inşallah teklifimizi de planlamamızı da yaptık, Karabük'e en az 150 yataklı bir sağlık yapısı kazandıracağız." dedi. Programı dolayısıyla Karabük'e gelen Memişoğlu, Kemal Güneş Caddesi'nde esnaf ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya geldi.Burada konuşan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlıkta başarılı gelişim süreci yaşadığını ve bugün sağlıkta dünyada iyi yerlerde olduğunu söyledi.Karabük'te 8'i birinci basamak, 8'i ikinci basamak olmak üzere 16 sağlık tesisi yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini belirten Memişoğlu, AK Parti olarak hizmetin sürdürülmesi ve daha iyi olması için gece gündüz çalıştıklarını kaydetti.Memişoğlu, adanmış ve dertlenmiş insanlar olduklarını dile getirerek, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın deyimiyle biz dertli insanlarız, dertlenmiş insanlarız. Yani milletin derdi ile dertlenen, onlara hizmetkar olarak kendini tanımlayıp onlara daha iyi hizmet verebilmenin çabası içindeyiz." diye konuştu.Karabük'ün de daha iyi sağlık hizmetine kavuşması için ne yapabileceklerini toplantılarda istişare ettiklerini anlatan Memişoğlu, "Hedefimiz Karabük'te yaşayan herhangi bir vatandaşımızın sağlıkla ilgili başka ile, başka bölgeye, başka yere gitme ihtiyacının ortadan kaldırılması. Bütün hedefimiz Karabük'ü sağlık hizmetlerinde her türlü hizmeti yapabilecek kapasiteye ulaştırmak." ifadelerini kullandı.Memişoğlu, 600 yataklı Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi'nde kanser tedavisinden kalp cerrahisine kadar her türlü tedavinin yapılabildiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:"AK Parti iktidarlarına bu yetmiyor çünkü biz 271 bin yatağı insanımızın hizmetine sunmuş iktidarız. Bıraktım Karabük'ü, İstanbul gibi mega şehirde 2002'de biz iktidara gelmeden önce 30 yıl doğru dürüst hastane yapmayan bir mantığın tarafında hiç olmadık. Özellikle İstanbul gibi bir yerde son 10 senede 30-40 tane 400 yataklı şehir hastaneleriyle her türlü hizmeti yapabilen kapasiteyi yapmış, insanlara sağlık hizmeti ulaştırmış bir iktidarız.Onun için Karabük'te de biz yaptığımız hizmetleri daha iyi yapmak için ne yapabilirizi burada tartıştık. Önce Eskipazar Hastanesi'ni bu sene sonu itibarıyla bitireceğiz. Ovacık Hastanemizi de inşallah çok kısa sürede Karabük'te hizmete vereceğiz. Eğitim Araştırma Hastanemizde de daha iyi hizmetin yollarını hep beraber bulacağız. Uzman eksiğimiz varsa onları tamamlayacağız ki birkaç branşta var. Onun haricinde inşallah teklifimizi de planlamamızı da yaptık, Karabük'e en az 150 yataklı bir sağlık yapısı kazandıracağız. Bunu sadece bina olarak yapmayacağız. Burada kanser tedavisinden her türlü tedaviyi yapabilecek altyapıyı da oluşturacağız. Karabük'te çok daha iyi sağlık hizmeti sunacak altyapıyı, insan gücünü oluşturacağız." "Hastalanmanızı İstemiyoruz, Sağlıklı Kalmanızı İstiyoruz"Karabük'ün doğurganlık oranının düşük, sezaryen ve sigara içme oranının ise yüksek bir il olduğuna dikkati çeken Memişoğlu, "Kötü alışkanlıklardan, sigara dahil hepsinden uzak durmanızı istiyorum. Onun için Sağlıklı Hayat Merkezi bir tane var Karabük'te. İki tane daha bitireceğiz. Sağlıklı Hayat Merkezlerine, aile hekimliklerinize, Sigara Bırakma Polikliniklerinize gitmenizi istiyorum." diye konuştu.Memişoğlu, Karabük'ün yaşlanan nüfusunun olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:"Evde sağlık, uzaktan sağlık, aile hekimliği ve palyatif sağlık dediğimiz kronik hasta bakımına yönelik yeni mevzuat çıkardık. Bu mevzuat esasında uzun süre yoğun bakımda kalan veya makineye bağlı hastalarımızı ziyaret edilebilir, makinede akrabalarının, yakınlarının da görebileceği, dua edebileceği bir palyatif kritik bakım tanımlaması yaparak esasında artık kronik hastalık olmuş, kronik bakıma muhtaç ama aynı zamanda sağlık hizmeti alması gereken hastalarımızın bakılacağı alanlar tanımladık. Çok kısa zamanda faaliyete geçiriyoruz bunları. O hastaları o makineyle, solunum cihazlarıyla evde uzaktan takip ederek aynı zamanda onlara sağlık hizmeti sunarak, uzman muayenesi yaptırarak veya sağlıkla ilgili müdahaleleri yaptırarak evde de bakabilir hale getirdik.Aynı zamanda bunu aile hekimlerinin ara sırada bakmasını ve kontrol etmesini sağlatıyoruz. Böylece sistem de esasında yoğun bakımlarda uzun süre yatıp artık yoğun bakımda aktif tedaviden çok bakım tedavisine, uzun süreli tedaviye ihtiyacı olan bu hastalarımızı, hastanelerde bu kritik palyatif bakım merkezlerimizde veya palyatif merkezlerimizde, daha sonra da evlerinde aileleriyle beraber sağlık sisteminin desteğiyle bakabilir hale geleceğiz. Burada da kısa sürede bunun güzel örneklerini vereceğiz."Vatandaşlardan sağlıklarına ve sağlıkçılara sahip çıkmalarını isteyen Memişoğlu, "Hastalanmanızı istemiyoruz, sağlıklı kalmanızı istiyoruz. Bugün Türkiye özellikle bebek ölüm oranlarını yüzde 7,8'e düşürmüş. Son bir yılda Türkiye'de, özellikle bebeklerine çok daha iyi şartlarda bakabilen, yaşlılarını daha da yaşatabilen, 20 sene evvel yaşam beklentisi 67-70 yaş bandındayken bugün bunun ortalama 80 yaş olduğu, sağlık sisteminin iyileştiği dönem yaşadık. Bundan sonra özellikle ifade etmek istiyorum ki kalp hastalığı, dolaşım hastalığı, inme hastalıkları, tansiyon, şeker gibi artık maalesef riskli hale gelmiş hastalıkları, vatandaşlarımızla beraber bedenimizi koruyarak, kendimize iyi bakarak bertaraf etmemiz lazım. Biz de bunun için çabalıyoruz." ifadelerini kullandı.Programa, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve partililer katıldı.AK Parti İl Başkanlığı'ndaki programının ardından yürüyerek Karabük Belediyesi'ne giden Bakan Memişoğlu, yolda esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya tarafından belediye binası önünde karşılanan Memişoğlu, daha sonra makama geçerek Çetinkaya'dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaretin sonunda Çetinkaya, günün anısına Bakan Memişoğlu'na tablo hediye etti.Bakan Memişoğlu, daha sonra MHP İl Başkanlığına yaptığı ziyarette, İl Başkanı Cenk Gedikoğlu ve partililerle bir araya geldi.  

14 Temmuz 2026 8
Türkiye'de Vakalar Hızla Artıyor: Her Gün 73 Kadına Meme Kanseri Teşhisi Konuluyor GÜNDEM
GÜNDEM

Türkiye'de Vakalar Hızla Artıyor: Her Gün 73 Kadına Meme Kanseri Teşhisi Konuluyor

Türkiye'de her gün ortalama 73 kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Uzmanlar, özellikle menopoz sonrası obezitenin riski yüzde 20 ila 40 artırdığına dikkat çekerek, sağlıklı kilonun korunması ve erken teşhisin hayat kurtardığını vurguluyor. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. Güncel verilere göre ülkemizde her yıl yaklaşık 27 bin kadına, başka bir ifadeyle günde ortalama 73 kadına meme kanseri teşhisi konuluyor.Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, Türkiye’de her yıl 100 bin kadının 45 ila 48’ine meme kanseri teşhisi konulduğunu belirterek, bu oranın Batılı ülkelere göre düşük ancak dünya ortalamasına yakın olduğunu ifade etti.Tarama programlarının yaygınlaşması, ömrün uzaması ve hayat tarzındaki değişikliklerin son yıllarda vaka sayılarının artmasına sebep olduğunu belirten Mersin, erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguladı.Meme kanseri açısından günümüzde en önemli değiştirilebilir risk faktörünün obezite olduğunu dile getiren Mersin, özellikle menopoz sonrası kadınlarda fazla kilonun meme kanseri riskini yüzde 20-40 oranında artırdığını söyledi.Menopoz sonrasında yumurtalıkların östrojen üretiminin büyük ölçüde azaldığını ifade eden Mersin, obezitenin yalnızca hormon düzeylerini değiştirmediğini, aynı zamanda kronik inflamasyon, insülin direnci, insülin ve büyüme faktörlerindeki artış ile bağışıklık sistemindeki değişiklikler sebebiyle kanser hücrelerinin gelişmesini destekleyen biyolojik süreçleri tetikleyebildiğini söyledi.Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, fazla kilolu kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının arttığını ve hastalık geliştiğinde tedavi sonuçlarının da olumsuz etkilenebildiğini ortaya koyduğunu kaydeden Mersin, sağlıklı kilonun korunmasının meme kanseri riskini azaltmada önemli bir adım olduğunu ifade etti.Kaynak: Türkiye Gazetesi - Esma Altın  

14 Temmuz 2026 8
Araştırmacılar, Beyin Kökünün 3 Boyutlu En Detaylı Atlasını Oluşturdu BILIM
BILIM

Araştırmacılar, Beyin Kökünün 3 Boyutlu En Detaylı Atlasını Oluşturdu

Hindistan'da araştırmacılar, 3 boyutlu yeniden yapılandırma sistemiyle insan beyin kökünün en detaylı atlasını oluşturdu.BBC'nin haberine göre, Hindistan'daki Sudha Gopalakrishnan Beyin Merkezinden (SGBC) araştırmacılar, 3 boyutlu yeniden yapılandırma sistemiyle insan beyin kökünün nörokimyasal karakterizasyon atlası (ANCHOR)" çalışmasını yürüttü.SGBC'de 20 bilim insanı, 18 aylık çalışma kapsamında, beynin 200'den fazla kesitinde yaptıkları incelemeleri, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramaları, mikroskobik anatomiyi 3 boyutlu yeniden yapılandırmayla harmanlayarak tek dijital atlasta birleştirdi.Bu çalışmada cenin, çocuk ve yetişkin beyinlerden 500'den fazla doku birimi birleştirilerek dünyada insan beyin kökünün üç boyutlu, en detaylı atlasını çıkarıldı.MRI taramalarından beynin tamamı ya da sinir hücrelerine kadar detaylı inceleme imkanı sunan bu dijital atlasla, 200'den fazla beyin hücresi kümesi ve sinir yolu incelenebiliyor.Beyni omurgaya bağlayan, nefes alımını, kalp atışını, uyku, uyanıklık ve hareketlilik hallerini kontrol eden beyin kökünün incelenmesi, Alzheimer, Parkinson ve inme gibi hastalıkların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.Araştırmanın bulguları, bilimsel çalışmaların yer aldığı "BioRxiv" sitesinde yayımlandı.Kaynak: AA  

14 Temmuz 2026 8
Sağlık Profesyonellerinin Eğitimine Yönelik Projeye TÜBİTAK'tan Destek KAMU
KAMU

Sağlık Profesyonellerinin Eğitimine Yönelik Projeye TÜBİTAK'tan Destek

Ege Üniversitesi (EÜ) Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Sarı'nın araştırmacı olarak yer aldığı, 'Sağlık Bilimleri Alanındaki Profesyoneller Mulaj Öğreniyor' başlıklı proje, TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinliklerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.EÜ Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Sarı'nın araştırmacı olarak yer aldığı, 'Sağlık Bilimleri Alanındaki Profesyoneller Mulaj Öğreniyor' başlıklı proje, TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinliklerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, projeleri TÜBİTAK tarafından desteklenen proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi. Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dilek Sarı, "Proje ile hemşirelik, tıp ve ebelik alanlarında lisansüstü eğitimine devam eden ya da doktorasını tamamlamış ve eğitim faaliyetlerinde görev alan sağlık profesyonellerinin mulaj uygulamalarına yönelik bilgi ve uygulama becerilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Yapılacak çalışmalar sonucunda mulaj uygulamalarıyla daha etkili bir eğitim ortamı sunmayı öğrenen katılımcıların, edindikleri bilgi ve becerileri kendi kurumlarındaki derslere, simülasyonlara, araştırma ve projelere aktarmaları; böylece simülasyona dayalı eğitimlerin kalitesini artırmaya katkıda bulunmaları bekleniyor." dedi.Yürütücülüğünü Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hatice Erdem Önder'in yaptığı proje ekibinde; Prof. Dr. Dilek Sarı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Derya Uzelli ve Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yeşim Arsoy Baltacıoğlu'nun yer aldığı, uygulamaların ise 4-6 Kasım 2026 tarihleri arasında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde yüz yüze gerçekleştirileceği belirtildi.Kaynak: DHA  

14 Temmuz 2026 8
Ölüm Raporu Verilen Bebeğin Yaşadığı Ortaya Çıkmıştı! Yargıtay'dan Emsal 'Lazarus Fenomeni' Kararı! YAŞAM
YAŞAM

Ölüm Raporu Verilen Bebeğin Yaşadığı Ortaya Çıkmıştı! Yargıtay'dan Emsal 'Lazarus Fenomeni' Kararı!

Doğumdan sonra "öldü" raporu verilerek ailesine teslim edilen ancak sonradan nefes aldığı fark edilen 24 haftalık bebeğin davasında Yargıtay, tıp ve hukuk literatürüne geçecek emsal bir karara imza attı. Yargıtay, tıp dünyasında "Lazarus Fenomeni" olarak bilinen durumu gerekçe göstererek, suçlanan çocuk doktorunun kusursuz olduğuna hükmetti. Olay, bir devlet hastanesinin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları bölümünde meydana geldi. Hamileliğinin henüz 24. haftasında olan bir anne, erken doğum yaptı. Doğumu gerçekleştiren çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, durumun kritik olması sebebiyle bebeğe uzun süre resüsitasyon uyguladı.Bebeğin hiçbir yaşam belirtisi göstermemesi üzerine, yasal prosedür gereği "Ölüm Raporu" düzenlenerek cenaze aileye teslim edildi. Ancak hastaneden ayrılan acılı anne ve baba, yoldayken kucaklarındaki bebeğin nefes aldığını fark etti. Büyük bir şokla bebeklerini başka bir tam teşekküllü hastaneye götüren ailenin çabalarına rağmen, talihsiz bebek bir süre sonra hayatını kaybetti.Evlatlarını kaybeden aile, Sağlık Bakanlığı aleyhine "hizmet kusuru" gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasını kazandı.Bakanlık, aileye tazminatını ödedi ancak sonrasında doktora "Gerekli sevk işlemlerini yapmadın, canlı bebeğe ölüm raporu verdin" diyerek rücuen tazminat davası açtı. Doktor ise mesleki tüm müdahaleleri eksiksiz ve doğru yaptığını, yaşanan durumun tıbbi bir öngörülemezlik olduğunu savunarak davanın reddini talep etti."Doktora Hiçbir Kusur Atfedilemez"Dava sürecinde dosya, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu önüne gitti. Hazırlanan raporda, bebeğin 24 haftalık gibi çok riskli bir sınırda doğduğu, doktorun tüm tıbbi uygulamalarının doğru olduğu ancak vakada tıp literatüründe "Lazarus Fenomeni" adı verilen durumun gerçekleştiği bildirildi.Ölüm kararı verilmesine rağmen canlılık belirtilerinin sonradan geri dönebileceği, bu sebeple doktora hiçbir kusur atfedilemeyeceği vurgulandı. Bu raporun ardından doktor, Ceza Mahkemesinde yargılandığı "taksirle ölüme sebebiyet verme" davasından beraat etti ve bu beraat kararı kesinleşti.Hukuken Sorumlu TutulamazAsliye Hukuk Mahkemesi doktoru haklı bularak davayı reddetmiş ancak Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf "doktorun ihmali var" diyerek kararı bozup doktoru tazminata mahkum etmişti. Son sözü söyleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin mahkumiyet kararını hatalı buldu.Yargıtay, Adli Tıp Genel Kurulu'nun "Lazarus" raporuna ve kesinleşen ceza mahkemesi beraatine dikkat çekerek, doktorun olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını ve hukuken sorumlu tutulamayacağını belirterek kararı oy birliğiyle doktor lehine bozdu.Kaynak: Sabah - Halit Turan  

14 Temmuz 2026 8
Aile Hekimi Uygun Randevu Bulamadığı Hastayı E-Nabız'dan Sevk Edecek KAMU
KAMU

Aile Hekimi Uygun Randevu Bulamadığı Hastayı E-Nabız'dan Sevk Edecek

Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerinin MHRS üzerinden uygun randevu bulamadığı durumlarda hastalarını e-Nabız aracılığıyla ilgili uzmanlık kliniğine sevk edebilmesine yönelik işlemler hakkında sağlık kuruluşlarına yazı gönderdi.Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından “Aile Hekimi Tarafından Uygulanan Sevk İşlemleri Hakkında” başlıklı yazı yayımlandı.3 Temmuz 2026 tarihli yazıda, aile hekimlerinin hastanın tedavisinin ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşunda uzman hekim tarafından sürdürülmesine karar verebildiği ve MHRS üzerinden randevu alarak sevk işlemi yapabildiği belirtildi.Aile hekiminin uygun randevu bulamaması halinde ise e-Nabız sisteminde yapılan geliştirmeyle hastanın dijital ortamda ilgili uzmanlık kliniğine sevk edilebilmesine imkân sağlandığı aktarıldı.Bakanlık yazısının tamamı şöyle:“Bilindiği üzere birinci basamak sağlık hizmetlerinde aile hekimlerimiz tarafından tedaviye yönelik sağlık hizmeti, koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi ve tarama programları kapsamında sağlık hizmeti sunumu yapılmaktadır. Bunlarla birlikte aile hekimleri tedaviye yönelik sağlık hizmetinin uzman hekim tarafından ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşunda devam edilmesine karar verebilmekte ve bu durumda Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak hastasını sevk edebilmektedir.Aile hekiminin uygun randevu bulamaması durumunda ise e-Nabız Sisteminde yapılan yeni bir geliştirme ile aile hekimlerinin hastalarını dijital ortamda ilgili uzmanlığın bulunduğu kliniğe sevk edebilmesine imkan sağlanmıştır. Bu kapsamda e-Nabız Sisteminde sevke yönelik bilgilerin girilebileceği 290-Elektronik Sevk Veri Paketi oluşturulmuştur. Veri paketi e-Nabız Sistemine iletildikten sonra e-Nabız Sistemi tarafından sevke özel, tekil ve doğrulanabilir bir e-Sevk Kodu üretilerek vatandaşın e-Nabız Sisteminde kayıtlı telefon numarasına hastane başvurusunda iletilmek üzere SMS olarak gönderilmektedir. e-Sevk Kodu, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşu tarafından da e-Nabız Sistemi üzerinden sorgulanabilmektedir. Aktif durumdaki e-Sevk Kodunun hastane başvurusunda 101 Hasta Kayıt Veri Paketi ile e-Nabız Sistemine gönderilmesi gerekmektedir.Bu minvalde belirtilen işlemlerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında ivedilikle uygulanması ve gerekli işlemlerin sağlık kuruluşunun bilgi yönetim sistemlerinde en geç 10 Temmuz 2026 tarihine kadar tamamlanması önem arz etmektedir.Gereğini bilgilerinize rica ederim.”Kaynak: Medimagazin  

14 Temmuz 2026 8
Araştırma: Eski futbolcularda depresyon ve kaygı daha sık görüldü SAĞLIK
SAĞLIK

Araştırma: Eski futbolcularda depresyon ve kaygı daha sık görüldü

Yeni bir araştırmaya göre, emekli futbolcularda depresyon ve kaygı riski daha yüksek; ayrıca beyinlerinde yapısal değişiklikler tespit edildi. Yeni araştırmaya göre, eski futbolcular sağlıklı, futbol oynamamış kişilere kıyasla daha yüksek düzeyde depresyon ve anksiyete yaşıyor ve düşünme ile karar verme konusunda kendi bildirdikleri güçlükler olduğunu söylüyor.Araştırmanın ilk sonuçları, çalışmaya katılan 142 eski profesyonel futbolcunun neredeyse üçte birinde, klinik depresyon olarak sınıflandırılabilecek kadar ciddi belirtiler görüldüğünü ortaya koyuyor; karşılaştırma grubunda ise bu oran yalnızca yüzde 9. Anksiyete açısından bakıldığında, futbolcuların yüzde 42’si eşik düzeyine ulaşırken, futbol oynamamış grupta bu oran yüzde 25.“Eski futbolcular ile futbol oynamamış kişiler arasında standart bilişsel testlerde belirgin farklar görmesek de, katılımcıların bildirdiği belirtilerde (örneğin anksiyete ve depresyon) ve beyin görüntülemelerinde anlamlı farklılıklar tespit ettik” dedi, çalışmanın başyazarı Caleigh Grace Lynch.Lynch, bulguların, demans gibi rahatsızlıkların genellikle ortaya çıktığı dönemden çok daha önce, orta yaşta bile eski profesyonel futbolcuların beyin sağlığı üzerinde ölçülebilir etkiler olabileceğine işaret ettiğini de sözlerine ekledi.Çalışmaya 30 ile 60 yaşları arasında 142 eski profesyonel futbolcu dahil edildi: En az üç yıl tam zamanlı profesyonel oynayan 126 erkek ve Birleşik Krallık’taki en üst iki kadın liginde forma giymiş 16 kadın.Bu kişiler, temas sporları, askerlik hizmeti, kafa travması ya da nörolojik sorun geçmişi bulunmayan, benzer yaşlarda 56 sağlıklı bireyle karşılaştırıldı.Imperial College London’dan araştırmacılar tarafından yürütülen ve Alzheimer Derneği Uluslararası Konferansı’nda (AAIC) 2026’da sunulan çalışma, ayrıca eski elit futbolcuların, sporu hiç oynamamış kişilere kıyasla plan yapma, dikkatini toplama, sorun çözme ve günlük işleri yönetme becerilerinin azaldığını bildirdiğini ortaya koydu.Ancak bu fark yalnızca katılımcılar kendi deneyimlerini anlattığında ortaya çıktı; hafıza ve düşünme üzerine yapılan nesnel testler ise iki grup arasında belirgin bir fark ortaya koymadı.Manyetik rezonans görüntüleme (MR) taramaları, bazı eski futbolcular ile sağlıklı karşılaştırma grubu arasında beyin yapısında farklılıklar olduğunu, futbolcularda azalmış beyin hacmine dair kanıtlar bulunduğunu gösterdi.Araştırmacılar, belirtilerdeki artış ve hacim örüntülerindeki değişimin travmaya bağlı nörodejenerasyona işaret edebileceğini, ancak bunun kesin olarak ortaya konabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.“Bu tür çalışmalar, oyuncuların, klinisyenlerin ve spor kuruluşlarının olası riskleri daha iyi anlamasına ve oyunun nasıl daha güvenli hale getirilebileceğini değerlendirmesine yardımcı olurken, bireylerin de bilinçli kararlar vermesini sağlayabilir” diye konuştu Alzheimer Derneği’nin baş bilim yetkilisi Maria C. Carrillo.Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan her gün futbol oynuyor ve her türlü fiziksel aktivite genel olarak sağlık için faydalı olsa da, bu spor aynı zamanda kafa travmalarının da kaynağı olabiliyor.Oyuncular, düşük şiddetli ancak kasıtlı kafa vuruşları ve rakibin vücuduna ya da zemine sert çarpışmalar nedeniyle tekrarlayan kafa darbelerine maruz kalıyor.“Katılımcıları zaman içinde izleyerek, tekrarlayan kafa darbelerinin uzun vadeli beyin sağlığını nasıl etkileyebileceğini daha iyi anlamayı umuyoruz. Bu aynı zamanda sporda olası riskleri azaltmanın yollarını bulmaya da yardımcı olacak” dedi Birleşik Krallık Demans Araştırma Enstitüsü’nden Thomas Parke.Kaynak: Euronews Sağlık

14 Temmuz 2026 2