Bizi Takip Edin

Şehit Kızından Sağlık Çalışanlarının ve Şehit Ailelerinin Sesi Olmaya Uzanan Bir Mücadele

Şehit Kızından Sağlık Çalışanlarının ve Şehit Ailelerinin Sesi Olmaya Uzanan Bir Mücadele

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Habere Git

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 30
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 38
Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal
RÖPORTAJ

Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal

09 Ağustos 2026 29
KAMU HİZMETİNDE İSİMSİZLİK OLMAZ: DEVLETİN KAPISI BASINA VE VATANDAŞA AÇIK OLMALIDIR
KÖŞE YAZISI

KAMU HİZMETİNDE İSİMSİZLİK OLMAZ: DEVLETİN KAPISI BASINA VE VATANDAŞA AÇIK OLMALIDIR

Mustafa DAŞCI

11 Ağustos 2026 56

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu SAĞLIK
SAĞLIK

Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlarımız için çok daha kolay hale getirdik. O günden bugüne 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı" dedi Sağlık Bakanlığı, Ankara'da böbrek yetmezliği tedavisi gören ve nakille sağlığına kavu…

12 Ağustos 2026 13
Trump'ın aşı kararı sonrası DSÖ'den açıklama SAĞLIK
SAĞLIK

Trump'ın aşı kararı sonrası DSÖ'den açıklama

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD Başkanı Donald Trump'ın, çocukluk dönemi aşılarına ilişkin önerileri sınırlamak üzere imzaladığı kararname "onlarca yıllık kanıtlarla uyumlu olmadığı" için endişeli olduklarını bildirdi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, konuya ilişkin ABD …

12 Ağustos 2026 6
Avustralya'da kök hücreden insandakine benzer kalp kapakçık dokuları üretildi SAĞLIK
SAĞLIK

Avustralya'da kök hücreden insandakine benzer kalp kapakçık dokuları üretildi

Avustralya'da araştırmacılar, kök hücre teknolojisinden faydalanarak insandakine benzer kalp kapakçık dokuları geliştirdi Avustralya'nın Melbourne kentindeki Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsünden (MCRI) yapılan yazılı açıklamaya göre, araştırmacılar, dünya çapında çok sayıda kişiyi etkileyen kalp kapakçık hastalığına yönelik çalışma yürüttü.Labora…

12 Ağustos 2026 6
Bilkent Şehir Hastanesi'nden 2026'da 49 solid organ, 302 kornea nakli SAĞLIK
SAĞLIK

Bilkent Şehir Hastanesi'nden 2026'da 49 solid organ, 302 kornea nakli

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi temmuz ayında 18 solid organ, 57 kornea nakli, 2026 yılında ise 49 solid organ, 302 kornea nakli gerçekleştirildi. Doktorlar, vatandaşlara organ bağışı tavsiyesinde bulundu. İHA- Ankara Bilkent Şehir Hastanesi temmuz ayında 18 solid organ, 57 kornea nakli, 2026 yılında ise 49 solid organ, 302 kornea nakli gerçekleşti…

12 Ağustos 2026 4
 
Sıcak hava böbrekleri de vuruyor SAĞLIK
SAĞLIK

Sıcak hava böbrekleri de vuruyor

Türkiye'de her 6-7 kişiden birinin kronik böbrek hastalığı riski taşıdığına dikkat çeken Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Aşırı sıcaklar ve susuzluk böbrekler üzerindeki yükü daha da artıracaktır" dedi Yaz sıcaklıklarının nemle birlikte artması, özellikle kronik böbrek hastaları ve diyaliz hastaları için ciddi riskler oluşturabiliyor. Aşırı terleme ve sıvı kaybının böbreklere giden kan akımını azaltabileceğine dikkat çeken Türk Böbrek Vakfı, kreatinin ve elektrolit değerlerinde hızlı değişimler yaşanabileceği ve geçici dahi olsa böbrek hasarının meydana gelebileceği konusunda uyarıyor.Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk ise Türkiye’de her 6-7 kişiden birinin kronik böbrek hastalığı riski taşıdığına dikkat çekerek sıcak havalarda yeterli sıvı alımının önemini vurguladı.Erk, sıcak havaların böbrek hastalarını sağlıklı bireylere kıyasla daha fazla etkileyebildiğine dikkat çekerek, kronik hastalığı bulunan kişilerin yüksek sıcaklıklarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.Erk, Türkiye’de her 6-7 kişiden birinin kronik böbrek hastalığı riski taşıdığına dikkat çekerek, “Aşırı sıcaklar ve susuzluk böbrekler üzerindeki yükü daha da artıracaktır” uyarısında bulundu.Türk Böbrek Vakfı Danışma Meclisi Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay, özellikle kronik böbrek hastalarında ve diyaliz hastalarında yaz aylarında aşırı terleme, yüksek sıcaklık ve susuzluğun kan değerlerinde hızlı ve belirgin değişikliklere neden olabileceğini belirtiyor.Böbreklerin sıvı ve elektrolit dengesini düzenleme kapasitesi azaldığında, sıcak hava gibi çevresel koşullar vücudun hassas dengesini daha kolay bozabiliyor.Doç. Dr. Nadir Alpay, "Sıcak havalarda terleme yoluyla yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi elektrolitler de kaybediliyor. Yeterli sıvı alınmadığında damar içindeki kan hacmi azalıyor.Bu durum böbreklere ulaşan kan akımının düşmesine neden olabiliyor. Böbrekler ise bu tabloya karşılık süzme hızını azaltarak ve idrarı yoğunlaştırarak vücuttaki sıvıyı korumaya çalışıyor. Bu nedenle sıcak havalarda idrarın normalden daha koyu renkli olması, vücudun sıvı kaybettiğinin işaretlerinden biri olabiliyor. Yüksek sıcaklık, aşırı terleme veya hamam ve sauna gibi yoğun ısıya maruz kalınan ortamlarda meydana gelen sıvı kaybı, böbreklere giden kan akımını azaltabiliyor" dedi.Dr. Alpay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kreatinin böbrekler aracılığıyla vücuttan atıldığı için böbrek perfüzyonunun azalması, kanda kreatinin düzeyinin yükselmesine neden olabiliyor. Bu yükselme her zaman kalıcı bir böbrek hasarı anlamına gelmeyebilir; sıvı kaybına bağlı geçici bir değişiklik de söz konusu olabilir. Ancak sıvı kaybı zamanında fark edilmez ve düzeltilmezse, özellikle kronik böbrek hastalarında akut böbrek hasarı gelişme veya mevcut böbrek hastalığının ilerleme riski ortaya çıkabiliyor."Doç. Dr. Alpay, “Kronik böbrek hastalarında özellikle potasyum dengesindeki bozulmalar önem taşıyor. Potasyumun kanda yükselmesi, kalp ritmi açısından ciddi sorunlara yol açabilecek bir durum olduğundan, bu hastaların sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor. Sodyum düzeyleri ise kaybedilen su ve elektrolitin miktarına ve kişinin mevcut hastalıklarına göre farklı yönde değişebiliyor. Bu nedenle kronik böbrek hastalarının sıcak havalarda gelişigüzel şekilde aşırı su veya elektrolit tüketmesi yerine, kendi hekimlerinin önerdiği sıvı ve beslenme planını uygulaması gerekiyor" dedi.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 2
Türk yanık cerrahları Kazakistan'da tecrübelerini meslektaşlarıyla paylaştı SAĞLIK
SAĞLIK

Türk yanık cerrahları Kazakistan'da tecrübelerini meslektaşlarıyla paylaştı

ASTANA (AA) - Türkiye'den Kazakistan'a gelen 5 yanık cerrahisi uzmanı, Almatı'da düzenlenen eğitim programında 40 Kazak yanık cerrahına güncel tedavi ve cerrahi yöntemler konusunda eğitim vererek, meslektaşlarıyla uygulamalı ameliyatlarda bilgi ve tecrübelerini paylaştı.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Kazakistan Ulusal Tıp Derneği işbirliğinde düzenlenen 'Yanık Cerrahisi Eğitimi' programı, sertifika töreniyle tamamlandı.Almatı Çocuk Acil Tıbbi Yardım Merkezinin ev sahipliğinde düzenlenen programa, Kazakistan'ın farklı bölgelerinden 40 yanık cerrahisi uzmanı katıldı.Türkiye'den programa katılan 5 deneyimli yanık cerrahisi uzmanı, eğitim süresince yanıkların değerlendirilmesi ve tedavisi, cerrahi müdahale yöntemleri, yara bakımı, cilt grefti uygulamaları, hasta yönetimi ve güncel yanık cerrahisi teknikleri konusunda teorik ve uygulamalı eğitim verdi.Program kapsamında teorik eğitimlerin yanı sıra uygulamalı ameliyatlar yapıldı. Türk ve Kazak uzmanlar birlikte ameliyatlara katılarak hastaları değerlendirdi, klinik vakalar üzerinden görüş alışverişinde bulundu ve konsültasyonlar gerçekleştirdi.Eğitimlerde özellikle farklı derecelerdeki yanıkların cerrahi tedavisi, yara yönetimi ve rekonstrüktif cerrahi uygulamaları ele alınırken, uzmanlar arasında karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı yapıldı.TİKA tarafından yanık tedavisi, yara bakımı ve cilt grefti uygulamalarında kullanılmak üzere temin edilen modern tıbbi ekipmanlar da program kapsamında Çocuk Acil Tıbbi Yardım Merkezine teslim edildi.- 'Bilgi ve tecrübe paylaşımının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor'TİKA Astana Program Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, kapanış töreninde yaptığı konuşmada, sağlık alanındaki işbirliğinin yalnızca tıbbi ekipman desteğiyle sınırlı olmadığını belirterek, uzmanlar arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.Erdoğmuş, Türkiye'den gelen deneyimli uzmanlarla Kazakistanlı hekimlerin bilgi ve tecrübelerini paylaşmasının güncel yanık cerrahisi tekniklerinin, hasta yönetimi yaklaşımlarının ve klinik uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.Eğitimlerin ve uygulamalı ameliyatların yalnızca programa katılan uzmanlarla sınırlı kalmamasını temenni eden Erdoğmuş, çalışmaların, Kazakistan'daki yanık tedavisi kapasitesinin geliştirilmesine ve daha fazla hastaya nitelikli sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.Kaynak: Etik Haber

12 Ağustos 2026 2
WHO and Doris Mollel Foundation sign memorandum of understanding YURT DIŞI
YURT DIŞI

WHO and Doris Mollel Foundation sign memorandum of understanding

WHO's Department of Sexual, Reproductive, Maternal, Child, Adolescent and Ageing Health (LHR) has formalized a memorandum of understanding with the Doris Mollel Foundation (DMF) to strengthen collaboration on the health and survival of small and sick newborns, particularly in Africa, but also globally. The agreement was signed on 29 June 2026 by Dr Jeremy Farrar, Assistant Director-General for Health Promotion, Disease Prevention and Care, on behalf of WHO. The agreement sets out a framework for joint advocacy, evidence generation and strategic communications. Planned areas of cooperation include joint advocacy with regional and global platforms such as the African Union and the African First Ladies Development Organization, support for research and documentation of effective models of newborn care, and coordinated communications around key global health observances, including World Prematurity Day. Doris Mollel Foundation is a women-led Tanzanian foundation working to end preventable maternal and newborn deaths and to advance adolescent reproductive health in East Africa, through evidence-based, research-driven and community-led interventions. Kaynak: World Health Organization (WHO)

12 Ağustos 2026 5
Çocuklarda bağırsak enfeksiyonları arttı SAĞLIK
SAĞLIK

Çocuklarda bağırsak enfeksiyonları arttı

Aşırı sıcaklar, kalabalık ortamlar, düzensiz beslenme alışkanlıkları ve hijyen kurallarının zaman zaman ihmal edilmesi yaz aylarında özellikle çocuklarda enfeksiyon riskini arttırıyor. Son dönemde bağırsak enfeksiyonlarıyla daha sık karşılaşıldığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Necafi, "Yaz döneminde ortaya çıkan belirtiler hafife alınmamalı; yüksek ateş, kusma, şiddetli ishal, bilinç değişikliği veya karın ağrısı gibi bulgularda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi Yaz aylarında görülen enfeksiyonlardan bazı basit ama etkili önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meryem Necafi, çocuklarda sık görülen bağırsak enfeksiyonlarının nedenlerini, korunma yollarını ve enfeksiyon sonrası zayıflayan vücut direncini arttırmaya yardımcı beslenme önerilerini anlattı.Yaz tatilinde çocuklar havuzlarda, denizde, parklarda ve açık alanlarda daha uzun zaman geçiriyor. Bazı hatalı davranışlarsa yaz enfeksiyonlarının kolayca kapıyı çalmasına neden oluyor. Dr. Necafi, son dönemde özellikle bağırsak enfeksiyonlarına sık rastlanıldığını belirterek, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: "Yaz aylarında çocuklarda görülen bağırsak enfeksiyonlarının çoğu virüs, bakteri veya daha düşük oranda parazitlerden kaynaklanıyor. Ellerin yeterince yıkanmadan yemek yenilmesi, havuz veya deniz suyunun yutulması, uygun koşullarda saklanmayan yiyeceklerin tüketilmesi, iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin yenilmesi, açıkta satılan gıdaların tercih edilmesi, ortak kullanılan oyuncak ve yüzeylerden sonra el hijyenine dikkat edilmemesi ve sıcak havada uzun süre dışarıda beklemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırıyor."Bağırsak enfeksiyonlarının genellikle ishal, kusma, karın ağrısı, mide bulantısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Dr. Necafi, özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybının çok kısa sürede ciddi boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Yüksek ateş, sık kusma, kanlı ishal, ağız kuruluğu, gözyaşının azalması, bıngıldağın çökmesi, idrar miktarında belirgin azalma, aşırı halsizlik ve uykuya eğilim gibi belirtilerin ciddi sıvı kaybına işaret edebileceğini belirten Dr. Meryem Necafi, bu durumlarda mutlaka vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söylüyor.Bağırsak enfeksiyonu geçiren çocuklarda sıvı kaybının hızla yerine konmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Meryem Necafi, hastalık sırasında ve sonrasında çocukların iştahında belirgin azalma görülebileceğini söyledi.Çoğu çocuğun bu dönemde en sevdiği yiyecekleri bile reddedebildiğini belirten Dr. Necafi, "Ebeveynler çocuklarının hiçbir şey yemek istememesi nedeniyle endişelenebiliyor. Oysa enfeksiyon döneminde iştah kaybı sık görülen ve çoğunlukla geçici bir durumdur. Bu süreçte çocuğu yemek yemeye zorlamak yerine, az miktarlarda ama sık aralıklarla beslemek ve yeterli sıvı almasını sağlamak çok daha doğru bir yaklaşımdır" diyor.İyileşme döneminde bağırsak florasının yeniden dengelenmesi ve zayıflayan vücut direncinin artırılması için beslenmenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Necafi, şu önerilerde bulundu:- Çocuğunuzun yaşına uygun miktarda yeterli sıvı almasını sağlayın.- Ayran, yoğurt ve kefir gibi probiyotik içeren besinlere beslenmesinde yer verin.- Muz, elma, şeftali gibi meyveler ile iyi pişirilmiş sebzeler, yumurta, balık, tavuk, baklagiller ve diğer kaliteli protein kaynakları iyileşme sürecini desteklediği için bu besinleri tüketmesine özen gösterin.- Sindirimi kolay, ev yapımı çorbalar ve hafif öğünler tercih edin. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine küçük ve sık öğünler sunun.- Hazır paketli gıdalar, gazlı ve aşırı şekerli içecekler ile yağlı ve ağır yiyeceklerden uzak tutun.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 2
Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzerinde yüzde 31,5 oldu SAĞLIK
SAĞLIK

Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzerinde yüzde 31,5 oldu

Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, "Türkiye beslenme sağlık araştırması raporuna göre; Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Aşırı yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor" dedi Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Obezite; genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması olarak ifade ediliyor. Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Türkiye'de obezite oranlarının ciddi boyuta ulaştığını belirtti.Obeziteyi 'çağın vebası' olarak nitelendiren Atakan, ''Obeziteye çağımızın vebası diyebiliriz. 1975 yılından bugüne yüzde 300 oranında ülkemizde artmış durumda. Dünya çapında ölüm nedenleri arasında ilk konumda. Obeziteye bağlı metobolik sendrom dediğimiz rahatsızlıklar da oluyor. Aşırı yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Obeziteyi belirlemek için beden kitlesi endeksi kullanıyoruz. Bu endeks 30'un üzerinde ise biz ona kilolu diyoruz. Ona göre bir sınıflandırma yapıyoruz" dedi.Atakan, "Türkiye beslenme sağlık araştırması raporuna göre; Türkiye’de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Kadınlarda ise bu rakam yüzde 40’larda, erkeklerde yüzde 25’lerde. 15 yaş üzere fazla kilolu olanlarda yüzde 30'a yakın kadınlarda, erkeklerde ise yüzde 40 olarak tespit edilmiş. Bir de yaşamın ilk yıllarındaki beslenme çok önemli. Anne sütü alan kişilerde obezitenin daha az olduğu görülüyor. Anne sütünün önemi çok. Biz bunları vatandaşlarımıza anlatıyoruz. İnsülin direnci, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, bazı kanser türleri, kadınlarda safra kesesi, yumurtalık ve meme kanseri, erkeklerde kolon ve prostat kanseri, uyku apnesi, astım hastalığı ve ruhsal sorunlar gibi olayları sıklıkla görüyoruz. Bize diyetisyene gidip, ellerinde tahlil listesiyle gelenler ciddi şekilde arttı" diye konuştu. Atakan ayrıca obez kişilerin öncelikle aile hekimine başvurup, onların yönlendirmesiyle uzmanlara başvurulması gerektiğini belirtti.Kaynak: Haberturk

12 Ağustos 2026 2
Güneş tutulması izlenirken gözler nasıl korundu SAĞLIK
SAĞLIK

Güneş tutulması izlenirken gözler nasıl korundu

12 Ağustos’taki güneş tutulmasını izlemeye hazırlanan binlerce kişiye, göz sağlığı uzmanları ciddi görme zararını önlemek için uygun koruyucu gözlük kullanma çağrısı yapıyor. Avrupa, Ay’ın Dünya ile Güneş’in arasından geçerek kıtanın bazı bölgelerine gölge düşüreceği nadir bir göksel olaya 12 Ağustos’ta tanıklık edecek.Tam güneş tutulması Grönland, İzlanda, İspanya ve Portekiz’in kuzeydoğusundaki küçük bir bölgeden izlenebilecek. Avrupa’nın diğer kesimlerinde ise tutulma kısmi olarak görülecek.İspanya’da tutulma, ülkeyi batıdan doğuya boydan boya kat ettikten sonra Balear Adaları’nın üzerinden geçerek yoluna devam edecek. Bu, 1905’ten bu yana İspanya ana karasından görülebilecek ilk tam güneş tutulması olacak ve 2026 ile 2028 yılları arasında ülkeden izlenebilecek üç tam güneş tutulmasının ilki niteliğini taşıyacak.“Bu tür bir tutulma Dünya’da oldukça sık yaşanıyor, ancak farklı bölgelerde. Belirli bir noktada ise ancak her 400 yılda bir gerçekleşiyor,” Avrupa Uzay Ajansında uzay plazma bilimcisi Philippe Escoubet_,_ Euronews’e konuştu. “Yani tutulma köyünüzün ya da kentinize üzerinden geçiyorsa, 400 yıl boyunca bir daha aynı yerde görülmeyecek; bu yüzden neredeyse ömürde bir kez karşılaşılabilecek ve mutlaka görmek isteyeceğiniz bir olay.”Ancak tutulmayı güvenli bir şekilde izlemek için gözleri doğru biçimde korumak gerekiyor.Olayı izlemeyi planlayanlar için göz sağlığı uzmanları, ISO 12312-2 uluslararası güvenlik standardına uygun özel gözlükler takılması gerektiğini hatırlatıyor.Avrupa Optometri ve Optik Konseyi (ECOO) Başkanı Gabriëlle Janssen, Euronews’e yaptığı açıklamada tüketicilerin yalnızca ürünün üzerine basılmış ISO numarasına güvenmemesi gerektiğini söyledi.“Gözlüklerin üzerinde yer alan ISO numarası, tek başına, ürünün gerektiği gibi test edildiği anlamına gelmez,” dedi.Janssen, izleyicilere tutulma gözlüğünü güvenilir tedarikçilerden almalarını ve kullanmadan önce gözlükleri çizik, delik ya da başka bir hasar olup olmadığı açısından kontrol etmelerini tavsiye etti.Gözlükler Güneş’e doğru bakmadan önce takılmalı, ancak bakışınızı Güneş’ten çevirdikten sonra çıkarılmalıdır.“Çocuklar mutlaka dikkatle gözetim altında tutulmalı,” diye konuştu.Uygun tutulma gözlüğü olmayanların Güneş’e doğrudan bakmaması gerekiyor. Bunun yerine, örneğin Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) sunacağı canlı yayınlar üzerinden tutulmayı takip edebilirler.Janssen, sıradan güneş gözlüklerinin, ne kadar koyu görünürlerse görünsünler, güvenli bir alternatif olmadığını vurgulayarak bunların “Güneş’ten gelen yoğun görünür, ultraviyole ve kızılötesi ışınıma karşı yeterli koruma sağlamadığını” söyledi.Özel olarak tasarlanmış güneş filtreleriyle donatılmadıkları sürece, Güneş’e kamera, dürbün ya da teleskopla bakmak da tehlikeli olabilir.Janssen, “Bu cihazlara bakarken tutulma gözlüğü takmak yeterli değil; yoğunlaşan güneş ışığı hem filtreye hem de gözlere zarar verebilir,” dedi.Tutulmayı izlemek için zaman zaman önerilen CD’ler ya da fotoğraf negatifleri gibi eski yöntemlerden de kesinlikle kaçınılmalı.Escoubet, “Bu materyaller yeterince ışık engellemez; bir kısmı mutlaka geçer ve bu da gözleriniz için son derece tehlikeli olabilir,” diye uyardı.Bir tutulmanın tam evresi yalnızca birkaç dakika sürse de, Güneş’e doğrudan bakmak, gözün arka iç kısmını kaplayan ince, ışığa duyarlı doku tabakası olan retinaya kalıcı zarar verebilir.Güneş’e çıplak gözle bakmak, retinadaki dokunun fotokimyasal hasarı anlamına gelen güneş retinopatisine yol açabilir. Keskin ve detaylı merkezi görmeden sorumlu retina bölgesi olan makula bu açıdan özellikle hassastır.Janssen, “Retinada ağrı reseptörleri yoktur. Bu da hasarın ağrısız bir şekilde oluşabileceği ve kişinin hemen bir sorun fark etmeyebileceği anlamına gelir,” diyerek belirtilerin çoğu zaman ancak birkaç saat sonra fark edilir hâle geldiğini söyledi.Güneş retinopatisinin belirtileri arasında merkezi görmede bulanıklık ya da azalma; görüş alanının ortasında koyu, bulanık ya da kör bir nokta; düz çizgilerin eğriymiş gibi görünmesine yol açan şekil bozukluğu; renk algısında değişiklikler ve ışığa karşı artmış hassasiyet sayılabilir.Janssen, “Güneş’e baktıktan sonra görmesinde bulanıklık, azalma ya da bozulma fark eden herkes, Güneş’e yeniden maruz kalmaktan kaçınmalı ve derhal bir optometrist, göz doktoru ya da başka bir yetkin göz sağlığı uzmanına başvurmalıdır,” dedi.Kısmi hasar yaşayanların çoğu zaman “izleyen hafta ve aylarda görmede kademeli bir iyileşme” yaşadığını belirten Janssen, buna rağmen tam iyileşmenin “kesin olmadığını” vurguladı.Retina hücrelerinin kalıcı olarak zarar görmesi durumunda, merkezi kör nokta, görme keskinliğinde azalma ya da bozuk görme gibi sorunların kalıcı hâle gelebileceğini söyleyen Janssen, “şu anda güneşe bağlı retinal hasarı geri çevirebilen kanıtlanmış bir tedavi bulunmadığını” ifade etti.“Bu nedenle, uygun göz koruyucuları kullanarak önlem almak hayati önem taşıyor,” diye ekledi.Kaynak: Euronews Sağlık

11 Ağustos 2026 24
YAŞAM SÜRESİ UZUYOR, KATARAKT DAHA FAZLA KİŞİYİ ETKİLİYOR SAĞLIK
SAĞLIK

YAŞAM SÜRESİ UZUYOR, KATARAKT DAHA FAZLA KİŞİYİ ETKİLİYOR

Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan katarakt, dünya genelinde tedavi edilebilir görme kaybının en önemli nedeni olarak birinci sırada yer almaktadır. Aynı şekilde Türkiye’de de özellikle ileri yaş grubunda az görmenin en sık sebebi olan katarakt, erken tanı ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahi tedavi sayesinde başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Türk Oftalmoloji Derneği Katarakt ve Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan katarakt, dünya genelinde tedavi edilebilir görme kaybının en önemli nedeni olarak birinci sırada yer almaktadır. Aynı şekilde Türkiye’de de özellikle ileri yaş grubunda az görmenin en sık sebebi olan katarakt, erken tanı ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahi tedavi sayesinde başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor.Türk Oftalmoloji Derneği Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birim Başkanı Prof. Dr. Akif Özdamar, düzenli göz muayenelerinin hastalığın doğru şekilde teşhis edilmesini sağlayarak yapılacak katarakt cerrahisi ile kişinin yaşam kalitesinin artırılabileceğini vurguladı.Katarakt, dünya genelinde tedavi edilebilir görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Hastalığın görülme sıklığı yaşlanmayla birlikte artıyor. Tanı ve doğru zamanda yapılan cerrahi tedaviyle görme büyük ölçüde yeniden kazanılabiliyor. Türkiye’de de ileri yaş grubunda en sık görülen göz hastalığı olan katarakt nedeniyle her yıl binlerce kişiye başarılı katarakt cerrahileri tedavi uygulanıyor. Uzmanlar, düzenli göz muayenelerinin hastalığın zamanında saptanması ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.Türk Oftalmoloji Derneği Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birim Başkanı Prof. Dr. Akif Özdamar , yaşam süresinin uzamasıyla birlikte kataraktın geçmiş yıllarda da olduğu üzere, önümüzdeki yıllarda da göz hekimlerinin en sık karşılaştığı göz hastalığı olmaya devam edeceğini belirterek şunları söyledi: “Günümüzde bireylerin yaşam süresi artıyor. Hastalar iyi bir görüşe sahip olmak ve yaşam kalitelerini artırarak hayatın içinde kalmak istiyorlar. Katarakt, genellikle yaşa bağlı olarak gelişse de travma, diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı veya aşırı güneş ışığına maruz kalma gibi faktörler sonucu da oluşabiliyor. Hastalık, görmenin kademeli olarak bulanıklaşması, renklerin soluklaşması, ışığa hassasiyet ve gece görüşünde azalma gibi belirtilerle ilerliyor. Günümüzde tek tedavinin cerrahi olduğu katarakt vakalarında, gelişen teknoloji ile birlikte iyi sonuçlar elde ediliyor. Katarakt ameliyatı, sıklıkla fakoemülsifikasyon adı verilen gözün saydam tabakasından yapılan küçük kesilerden gözün içine ulaşıldığı ve ultrasonik enerji kullanılarak saydamlığını yitirmiş olan merceğin parçalanıp emildiği bir işlemdir. Fakoemülsifikasyon işlemi küçük kesilerden gerçekleştirildiği için çoğunlukla dikiş gerektirmemekte, bu da cerrahi süreyi kısaltmakta ve hastanın iyileşmesini hızlandırmaktadır. Cerrahi sırasında göz içinden temizlemiş kataraktlı mercek yerine, vücudumuzun en iyi protezi olma özelliğini taşıyan ve doğal merceğimizin kırma gücünü taklit eden yapay göz içi merceği yerleştirilmektedir. Bu sayede hasta ameliyat sonrası katarakt gelişmeden önceki görmesine kavuşmaktadır. Ancak kataraktın çok ileri olduğu ve ek göz problemleri olan hastalarda büyük kesilerden katarakt ameliyatları gerçekleştirilmek zorunda kalınabilmektedir. Bu durumda ameliyat süreleri ve hastanın iyileşme sürecini uzatmaktadır.” Prof. Dr. Akif Özdamar kataraktın genellikle ilerleyen yaş ile yavaş ilerleyen bir hastalık olduğu için hastaların uzun süre görme azalmasını fark etmeyebileceğini söyleyerek düzenli göz muayeneleri ve zamanında tanının konulmasının önemli olduğunu belirtti. Özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerin yılda bir kez göz muayenesi yaptırmasının önem taşıdığının altını önemle çizdi.

11 Ağustos 2026 17
Bodrum Belediyesi’nden sağlıklı beslenme danışmanlığı SAĞLIK
SAĞLIK

Bodrum Belediyesi’nden sağlıklı beslenme danışmanlığı

Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile İşletme İştirakler Müdürlüğü iş birliğiyle vatandaşlara sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti veriliyor.Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Bürosundan Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Zeynep Öztürk tarafından her hafta pazartesi günleri Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonu ile Serbay Ilıcak Kültür ve Sanat Kompleksinde 09.00-17.30 saatleri arasında "Kişiye Özel Beslenme Danışmanlığı, Sağlıklı Kilo Verme ve Alma" konularında danışmanlık veriliyor. Danışmanlık hizmetinin ilki 10 Ağustos Pazartesi günü Bodrum Belediyesi Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirildi. Danışanlarla bire bir görüşmelerin yapıldığı uygulamanın ilk gününe Genel Koordinatör Emel Çakaloğlu ile Meclis Üyesi Nil Taşkıran da katıldı. Danışanlarla sağlık geçmişi, beslenme öyküsü, yaşam tarzı, kilo hedefleri konularında sohbetlerin yapıldığı görüşmede vücut analizleri de yapılarak bireyin bütçesine, ev/iş düzenine uygun sürdürülebilir listeler düzenlendi.Sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmeti, 17 Ağustos Pazartesi günü ise Serbay Ilıcak Kültür ve Sanat Kompleksinde gerçekleştirilecek.Kaynak: İHA

11 Ağustos 2026 13
Trump bilim dünyasını karşısına aldı: ABD'de çocukluk çağı aşılarını azaltan kararnameye imza SAĞLIK
SAĞLIK

Trump bilim dünyasını karşısına aldı: ABD'de çocukluk çağı aşılarını azaltan kararnameye imza

Kararnamede, tıp uzmanlarının aksi yöndeki görüşlerine rağmen tüm çocukluk çağı aşılarının ayrı muayenelerde yapılması ve kızamık, kabakulak, kızamıkçık (MMR) aşısının üç ayrı enjeksiyona bölünmesi tavsiye ediliyor. Bu uygulama daha önce bir federal yargıç tarafından engellenmişti. ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü, çocuklar için daha az aşı yapılmasını öngören ve çocukluk çağı aşılarının ayrı doktor randevularında uygulanması gerektiği yönündeki uzun süredir savunduğu ancak bilimsel olarak çürütülmüş görüşünü destekleyen güncellenmiş aşı kılavuzlarını teşvik eden bir başkanlık kararnamesi yayımladı.Kararname, çocukluk çağı aşılarının mümkün olduğunca ayrı ziyaretlerde verilmesini ve kızamık, kabakulak ile kızamıkçık (MMR) aşısının üç farklı tekli enjeksiyona bölünmesini öneriyor.Kararname ayrıca, ülkemizdeki sağlık bakanlığına halihazırda kapsamlı bir şekilde incelenen aşılar üzerindeki araştırmaları geliştirme talimatı veriyor. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde böyle bir seçenek bulunmadığı için çocuklar için ayrı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşıları sunma planı sunuyor.Pazartesi günü Oval Ofis'te kararnameyi imzalayan Trump, onlarca yıllık araştırmaların ve bilimsel konsensüsün hiçbir bağlantı olmadığını açıkça ortaya koymasına rağmen, aşıların zamanlamasının veya miktarının otizm spektrum bozukluğunun artan yaygınlığına katkıda bulunabileceğini ima etti.Trump ardından bu duyuruyu “ebeveyn hakları, dini ve anayasal haklar ile altın standarttaki bilim için büyük bir zafer” olarak nitelendirdi.Aşı konusuna yeniden odaklanılması, Trump yönetiminin kasım ayındaki ara seçimler öncesinde sağlıklı beslenme, ilaç fiyatı müzakereleri ve tıbbi dolandırıcılıkla mücadele gibi daha az tartışmalı sağlık politikalarını vurgulama yönündeki son çabalarından bir sapmaya işaret ediyor.Halk sağlığı uzmanları, Trump'ın önerdiği gibi aşıların arasına mesafe koymanın, çocukların bir sonraki randevuya dönmeden önce aşıyla önlenebilir bir hastalıkla enfekte olma riskini artırabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.Çocukluk çağı aşıları ve bunların kombinasyon halinde nasıl ve ne zaman verileceği titiz incelemelerden geçer ve aşılar kullanıldıkça güvenlik takibi yıllarca devam eder.Amerikan Pediatri Akademisi Başkanı Dr. Andrew Racine'e göre, yapılan duyuru "hiç gerek yokken" belirsizlik, korku ve kafa karışıklığı yayıyor. Trump'ın tavsiyelerine karşı çıkan Racine, önceki kılavuzların geçerli kalması gerektiğini söyledi.Racine, "Aşılar ve etkinlikleri hakkındaki bilim değişmedi. Çevremizdeki virüslerin ve diğer patojenlerin dağılımı değişmedi. Bu ülkedeki çocuklar son 48 saat içinde değişmedi" dedi.Senato sağlık komitesinin Cumhuriyetçi başkanı Senatör Bill Cassidy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda başkanlık kararnamesini sert bir dille eleştirerek aşıların güvenli olduğunu ve otizme yol açmadığını söyledi.Louisiana senatörü, "Ben bir doktorum. Bu başkanlık kararnamesi yanlış. Başkan bu değişiklikleri yapacak uzmanlığa sahip değil," diye yazdı.Direktif immunizasyon kılavuzlarının güncellenmesini çağrısında bulunsa da ABD'de çocuklar için aşıyı zorunlu kılma yetkisi federal hükümette değil, eyaletlerdedir.Ancak Beyaz Saray bilgilendirme notunda yer alan kararname, okul aşısı zorunluluğu olan eyaletleri, yönetimin hedeflediği takvimi yansıtacak şekilde mevzuatlarını gözden geçirmeyi düşünmeye teşvik ediyor.Geçtiğimiz aralık ayında Trump, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı'na emsal ülkelerin aşı tavsiyelerini nasıl ele aldığını inceleme ve ABD kılavuzlarını buna göre güncellemeyi düşünme talimatı vermişti.Bunun üzerine hükümet, her çocuk için daha az sayıda aşı önerdi ancak bu karar daha sonra mahkeme tarafından iptal edildi. Çocukluk çağı aşılarına ilişkin federal tavsiyelerde yapılacak her türlü değişikliğin normalde Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) direktörü tarafından onaylanması gerekiyor.ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı’nda yöneticilik yaptığı dönemde, yeni atanmış ve Senato tarafından onaylanmış CDC direktörü Dr. Erica Schwartz, askeri personelin aşılanmasını teşvik eden programları denetliyordu.Trump, ikinci görev süresi boyunca otizmi aşılarla ilişkilendirmeye takmış durumda. Siyasete girmeden önce aşı karşıtı bir aktivist olan Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. üzerindeki baskıyı son dönemde artırarak, geçen yıl açıkladığı yeni araştırmalarla otizmin nedenini ortaya çıkarma sözünü yerine getirmesini istiyor.Geçen ay Trump, bir kabine toplantısında sağlık bakanından otizm araştırmalarıyla ilgili kamuoyu önünde güncel bilgi talep etti.Trump, “Otizm araştırmalarında ne aşamadasınız?” diye sordu.Kennedy, “Size bir yanıtımız olacak” dedi.Onlarca yıllık araştırmalar ve bilimsel konsensüs, çocukluk çağı aşıları ile otizm arasında hiçbir bağlantı olmadığını kesin olarak ortaya koydu.Kaynak: Euronews Sağlık

11 Ağustos 2026 14