Çalışmada tip 2 diyabet hastalarının COVID-19 algısına ve aşıya yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlandı
Çalışma tanımlayıcı ve kesitsel desende yapılmış olup örneklemi bir üniversite hastanesinin endokrinoloji polikliniğine başvuran 171 Tip 2 Diyabet hastası oluşturdu. Veriler, “Tanıtıcı Bilgiler Formu”, “COVID-19 Algısı Ölçeği” ve “COVID-19 Aşısına Yönelik Tutumlar Ölçeği” ile toplandı. Verilerin analizinde, t testi, ANOVA, Welch, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Spearman korelasyon analizi kullanıldı
Hastaların yaş ortalaması 55.61±10.17 yıl, %54.4’ü kadın, %53.8’i ilköğretim mezunu idi. Hastaların %53.8’i COVID-19 hastalığını geçirmiş olup, %67.8’inin ailesinde de COVID-19 öyküsü olduğu belirlendi. Hastaların %81.3’ü aşıların hastalık önlemede etkili ve %50.9’u COVID-19 salgını öncesinde aşı olduğunu, %68.4’ü ise COVID-19 aşısıyla salgının azalacağına inandığını ifade etti. Hastaların COVID-19 Algısı Ölçeği tehlikelilik alt boyutu puan ortalaması 4.16±0.87 ve bulaştırıcılık alt boyutu puan ortalaması ise 4.10±0.70 idi. Hastaların COVID-19 Aşısına Yönelik Tutumlar Ölçeği olumlu tutum alt boyut puan ortalaması 4.20±1.00 ve olumsuz tutum alt boyut puan ortalaması ise 3.92±0.83 idi. Çalışmada COVID-19 Algısı Ölçeği, COVID-19 Aşısına Yönelik Tutumlar Ölçeği ve alt boyutları arasında yapılan korelasyon analizinde tüm alt boyutlar arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.01)
Çalışmada, hastaların COVID-19’a yönelik olarak tehlikelilik ve virüs bulaştırıcılığı algısının yüksek olduğu ve COVID-19 aşısına karşı olumlu tutum sergilediği ve olumsuz tutumun düşük yani yüksek aşı kabulü olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, olası pandemi durumlarında diyabetli bireylerin yüksek morbidite ve mortalite oranları göz önüne alındığında, sağlık profesyonelleri tarafından entegre bir yaklaşımla, bu hassas grubun izlem, takip ve tedavi süreçlerinin kapsamlı bir şekilde planlanmalıdır.