Suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) toplumda düzeni sağlayan kanunlarla ihtilafa düşmektedirler. Toplumdaki kurallar ve kanunların aksi yönünde davranışları nedeniyle başarılı bir toplumsallaşma süreci yaşayamayan SSÇ'lerin rehabilitasyon süreci yeniden topluma entegre olmalarını amaçlamaktadır. Bu çocukların topluma entegrasyon süreci hem çocuk refahı hem de toplumun geleceği açısından hayati bir öneme sahiptir.

Aile bireyleri bulunmayan SSÇ'lerin yanı sıra aile bireyleri bulunmakla birlikte SSÇ'yi ihmal eden, istismar eden veya reddeden konumda olmaları durumunda SSÇ'nin korunma ve bakım ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu noktada kurum bakımı çocuk refahını önceleyen ülkemizdeki mihenk taşları arasındadır. Dolayısıyla bu makale, kurum bakımında bulunan suça sürüklenen çocukların topluma entegrasyon sürecinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesinde işlevsel olan politika ve uygulamaların ortaya konulmasını amaçlamaktadır.

Bu anlamda sosyal devlet anlayışı ile çocuk refahı alanında önemli bir ilerleme kaydeden ülkemizde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından verilen kurum bakımı hizmeti SSÇ gibi korunma ve bakım ihtiyacı olan çocuklar açısından çağdaşlarına nazaran ileri düzeyde hizmet sağlaması yönüyle göze çarpmaktadır.

Zaman içerisinde farklı isimler alan ve işleyişinde değişiklikler yaşanan çocuk bakım kuruluş modellerinin optimal düzeyde hizmet verme yönünde büyük bir yol katettiği görülmektedir. Bu yönüyle SSÇ'lerin maksimum fayda sağlayabileceği ülkemizdeki çocuk bakım kuruluş modelleri diğer ülkelere örnek olabilecek başarılı modeller arasında değerlendirilebilir.