Kaybı izleyen ilk yıl, kayba ilişkin değerlendirmelerin kurulduğu ve bu değerlendirmelerin sonradan güç değişen biçimlerde yerleştiği bir dönemdir. Mevcut terapötik yaklaşımlar yasın kognitif, duygusal, ilişkisel ve varoluşsal yönlerini ele almaktadır. Bununla birlikte, bu yaklaşımların ortak bir çerçevede bütünleştirilmesine ve kültürel anlam sistemlerinin yasla ilişkili değerlendirmeler içindeki rolünün açık biçimde kavramsallaştırılmasına görece sınırlı düzeyde yer verilmiştir.

Bu makale, Savaş EKD-Yas modelini (Erken Kognitif-Davranışçı Yas Modeli) önermektedir. Model, kuram temelli bir çerçeve olarak beş terapötik yaklaşımı Beck'in değerlendirme zinciri etrafında düzenlemektedir: değerlendirmenin kurulması (Beck; Boelen), içerik kazanması (Neimeyer), varoluşsal olarak çerçevelenmesi (Yalom), ifade edilmeden kalması (James ve Friedman) ve ifade edilmesi (Rosenberg).

Altıncı boyut olan kültürel/ruhsal boyut ise farklı bir düzeyde işlemekte; önceki beş boyutta yürütülen çalışmanın, yas tutan kişinin toplumunun tanıyabileceği bir biçimde yeniden birleştirildiği alanı oluşturmaktadır. Türk-İslam yas kültürü içinde geliştirilen model, kader, sabır ve tevekkül gibi dinî anlamları değerlendirmenin engeli olarak değil, malzemesi olarak ele almakta; bu anlamların yasa alan açtığı ve yası kapattığı koşulları ayırt etmektedir.

Beş aşamalı bir döngü, bu boyutların erken yas süreci boyunca klinik olarak nasıl anlam kazandığını açıklayan kavramsal bir çerçeve olarak önerilmektedir. Model, yazarın yas danışmanlığı pratiğinden doğmuştur ve burada ampirik değerlendirmeye tabi tutulmaksızın sunulmaktadır.