Amaç

Lösemi kök hücreleri (LKH), tedavi direnci ve hastalığın nüks etmesinde merkezi rol oynar. Uzun kodlamayan RNA'lar (lncRNA), lösemik kök hücre özelliklerini (stemness) sürdüren kritik epigenetik düzenleyicilerdir. Bu çalışma, doğal bir polifenol olan resveratrolün, sağlıklı hematopoietik kök hücreler (HKH) ile karşılaştırıldığında LKH'lerdeki lncRNA ekspresyon profilini seçici olarak modüle etme kapasitesini değerlendirmeyi amaçlamıştır

Gereç ve Yöntemler

İnsan LKH ve sağlıklı HKH hatları 72 saat boyunca 16.7 µM resveratrol ile muamele edildi. 90 lncRNA'nın diferansiyel ekspresyonu kantitatif gerçek zamanlı PCR (qRT-PCR) ile belirlendi. RNA-protein etkileşim ağları ve fonksiyonel zenginleştirme analizleri, STRING konsorsiyumu ile entegre RAIN veritabanı kullanılarak gerçekleştirildi

Bulgular

Resveratrol, LKH transkriptomunu belirgin şekilde yeniden programlayarak 9 lncRNA'nın ifadesinde artışa, 19 lncRNA'nın ifadesinde ise azalmaya neden olmuştur. Özellikle, LKH'lerde daha önce güçlü bir şekilde baskılandığı saptanan tümör baskılayıcı anti-NOS2A'nın ifadesi geri kazandırılmıştır (5.70 kat). PTENP1 (6.15 kat) ve LincRNA-SFMBT2 (8.30 kat) seviyelerinde anlamlı bir indüksiyon gözlenirken; onkogenik lncRNA'lar HOTTIP (-11.34 kat), SNHG5 (-8.99 kat) ve MALAT1 (-7.61 kat) güçlü bir şekilde inhibe edilmiştir. Buna karşılık, sağlıklı HKH'lerin transkripsiyonel yanıtı oldukça kısıtlı kalmış, bu da resveratrolün lösemik kök hücrelere yönelik yüksek seçiciliğini ortaya koymuştur. Ağ analizi, ekspresyonu artan lncRNA'ları JAK-STAT sinyal yolu ve apoptotik düzenleme ile ilgili yolaklarla ilişkilendirmiştir

Sonuç

Resveratrol, onkogenik sürücüleri sustururken tümör baskılayıcı lncRNA imzalarını restore ederek lösemi kök hücrelerinde seçici bir epigenetik modülatör olarak işlev görür. Bu bulgular, resveratrolün normal hematopoeze zarar vermeden LKH aracılı direnci kırmak için potansiyel bir tamamlayıcı strateji olduğunu desteklemektedir.