Amaç

Presbilarinks; yaşa bağlı larengeal değişimlerin endoskopik yansımasıdır ve standart bir sınıflandırma sisteminin olmaması tanı ve tedavide belirsizliğe yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı; presbilarinksin morfolojik sınıflandırması ile hastaların sosyodemografik ve antropometrik özellikleri

öz

bildirim anketleri ve objektif akustik ses analizi parametreleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktı.Yöntemler: Bu prospektif kesitsel çalışmada; 60 yaş ve üzeri 172 katılımcıya rijit videolaringostroboskopi kullanılarak presbilarinks değişikliklerinin morfolojik değerlendirmesi yapıldı. Değerlendirmede; presbilarinksi sınıflandırmak için üç kademeli bir sistem kullanıldı: Tip 0 (normal); Tip 1 (atrofi/bowing) ve Tip 2 (atrofi ve glottik yetersizlik). Hastaların sosyodemografik özellikleri; vücut kitle indeksi (VKİ); Charlson Komorbidite İndeksi (CCI); Türkçe Voice Handicap Index-10 (T-VHI-10) skorları ve akustik parametreler (temel frekans (F0); jitter (%); shimmer (%); harmonik-gürültü oranı (HNR); düzgünleştirilmiş kepstral tepe belirginliği (CPPS) ve Akustik Ses Kalitesi İndeksi (AVQI-3.0)) analiz edildi.Bulgular: Presbilarinksin morfolojik tipleri (Tip 0; 1; 2) ile yaş; cinsiyet; VKİ; CCI ve T-VHI-10 skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (tüm karşılaştırmalar için p > 0;05). Objektif akustik analizde; Tip 2 morfoloji; Tip 1’e kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek Shimmer % (p=0;015); daha düşük CPPS (p=0;013) ve daha yüksek AVQI-3.0 (p=0;027) değerleri gösterdi.Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları; presbilarinksin morfolojik şiddetinin objektif akustik ses parametreleriyle güçlü biçimde ilişkili olduğunu; ancak hastaların öznel ses algısı veya genel antropometrik özellikleriyle doğrudan ilişkili olmadığını göstermektedir. Morfolojik ve akustik bulgular arasındaki bu tutarlılık; klinik değerlendirmede endoskopik muayenenin objektif ses analiziyle desteklenmesinin önemini vurgular. Gelecekteki çalışmalar; presbilarinksin etiyolojisini aydınlatmak için daha büyük örneklemler ve kas kütlesini doğrudan ölçen yöntemlerle (ör. DEXA; BIA) tasarlanmalıdır.