Suça sürüklenen çocukların %50-75’inde en az bir psikiyatrik bozukluk bulunmaktadır. Davranım bozukluğu, alkol/madde kullanım bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), depresyon ve anksiyete suça sürüklenen çocuklarda sık görülür. Bu bozukluklar, impulsivite ve emosyon regülasyon zorluklarıyla suç eğilimini pekiştirir.

Antisosyal kişilik özellikleri çocuklukta dürtüsellik ve zıtlaşma ile başlarken, DEHB ve emosyon regülasyon sorunları karşıt olma karşı gelme bozukluğu, ardından davranım bozukluğuna dönüşebilir; yaklaşık %40-60 davranım bozukluğu vakası ileride antisosyal kişilik bozukluğuna ilerler. Erken erişkinlikte evlilik, istihdam, askerlik ve ebeveynlik gibi bağlayıcı roller, bilişsel olgunlaşma ve sosyal destekler, suçtan uzaklaşmayı sağlamaktadır.

Önleme programları; Triple P ve Incredible Years gibi erken müdahale, kaliteli erken çocukluk eğitimi, yürütücü işlev destekleri ve ev ziyaretleri; okul temelli akran zorbalığı önleme ve mentorluk uygulamaları; toplum temelli destek ağları, adli sistemde rehabilitasyon odaklı reformlarını içerir. Bu yaklaşımlar, aile, okul, akran ve toplum düzeyinde çok boyutlu ve bireysel ihtiyaçlara göre planlanan müdahalelerle suça sürüklenen çocukların uzun vadeli olumsuz gidişatını engellemeyi hedefler.

Bu gözden geçirmede suça sürüklenen çocuklarda ruhsal bozuklukların yaygınlığı, antisosyal kişilik özellikleri gelişimi, ilgili kuramlar ve yaşam boyu gidişatla ilgili araştırma bulguları verilerek, suça sürüklenmeyi önlemek için uygulanabilecek yöntemlerin sunulması amaçlanmıştır.