Bu çalışma, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin 1934 yılı Haziran–Temmuz aylarında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyareti, Joseph S. Nye’nin “yumuşak güç” kuramsal çerçevesi bağlamında incelemektedir. Ziyaret, 1932 Adli Tevsiye ve Hakem Antlaşması sonrasında sınır sorunlarının çözülmesiyle hız kazanan Türkiye–İran yakınlaşmasının doruk noktası olarak ele alınmaktadır.

Araştırma, nitel yöntem temelinde, 1934’te yayımlanan ulusal ve yerel gazetelerdeki haber, yorum ve görsel materyallerin söylem analiziyle incelenmesine dayanmaktadır. Bulgular, Rıza Şah’ın Doğu Anadolu’dan başlayıp Ankara, Batı Anadolu ve İstanbul’u kapsayan güzergâhının, Türkiye’nin modern, düzenli ve güçlü bir devlet imajını yansıtacak biçimde kurgulandığını göstermektedir.

Basın söylemi; eğitim, sağlık, altyapı, askerî gösteriler ve kültürel mekânlar üzerinden modernleşme, merkezî otorite ve toplumsal dönüşüm temaları etrafında şekillenmiştir. Ankara ve İstanbul programları eğitim reformları, kadınların kamusal görünürlüğü, modern sağlık hizmetleri ve kültürel miras açısından sembolik önem taşırken, Anadolu gezisi teknolojik kapasite ve askerî gücü görünür kılmıştır.

Bununla birlikte ziyaret, kısa vadede ilişkileri güçlendirse de, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası koşullar ve İran’daki iç siyasal gelişmeler nedeniyle uzun vadede sınırlı etki yaratmış ve ikili diplomatik algıları etkileme gücü sınırlı kalmıştır.