Amaç

Anemi, altta yatan etiyolojinin araştırılmasını gerektiren yaygın bir klinik bulgudur ve bu değerlendirme çoğunlukla biyokimyasal testlere dayanmaktadır. Bu çalışmada, acil durumlarda uygulanan eritrosit süspansiyonu (ES) transfüzyonunun, anemi etiyolojisinin değerlendirilmesinde kullanılan biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır

Gereç ve Yöntem

Anemi tanısıyla yatırılarak eritrosit süspansiyonu transfüzyonu uygulanan 80 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik özellikler, eşlik eden hastalıklar, anemi etiyolojisi, transfüze edilen eritrosit süspansiyonu sayısı ve laboratuvar parametreleri transfüzyon öncesi ve sonrası olarak kaydedildi. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 22 programı kullanılarak yapıldı

Bulgular

Hastaların %39’u erkek, %61’i kadın olup yaş ortalaması 67,4 yıl idi. En sık saptanan anemi nedenleri demir eksikliği anemisi (%41,3), kronik hastalık anemisi (%41,3) ve malignite (%25) idi. Transfüzyon öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında WBC, MCV, total demir bağlama kapasitesi, ferritin, vitamin B12, haptoglobin, eGFR ve eritrosit sedimentasyon hızında anlamlı değişiklik saptanmadı (p>0,05). Buna karşın RDW, serum demiri, transferrin satürasyonu, LDH ve bilirubin düzeylerinde transfüzyon sonrası anlamlı artış; retikülosit yüzdesi ve trombosit sayısında ise anlamlı azalma gözlendi (p<0,05). Transfüze edilen ünite sayısına göre parametrelerin yüzde değişimleri arasında anlamlı fark bulunmadı

Sonuç

Eritrosit süspansiyonu transfüzyonu sonrası değerlendirilen biyokimyasal testlerin, özellikle demir eksikliği anemisinin etiyolojik tanısında büyük ölçüde tanısal değerini koruduğu gösterilmiştir.