Siklodekstrinler (CD'ler), çeşitli kimyasalları bağlama yeteneğine sahip doğal olarak oluşan halka şeklindeki oligosakkaritlerdir. Bu özellikleri nedeniyle kimyasal ve biyolojik sensörlerde önemli bir rol oynarlar. Nanoteknolojik yöntemler kullanılarak geliştirilen yeni sensörler, daha yüksek hassasiyet, seçicilik ve kararlılık sunma potansiyeline sahiptir.
Nanoteknolojik yöntemlerin birçok avantajı vardır. Bu avantajlar arasında daha küçük ve daha hassas sensörlerin geliştirilmesi, sensör işlevselliğinin ve seçiciliğinin artırılması ve sensörlerin üretim maliyetinin düşürülmesi yer alır. Nanoteknolojik yöntemler kullanılarak geliştirilen CD'lere duyarlı kemosensörlere örnek olarak metal nanopartikül tabanlı sensörler, yarı iletken nanotel tabanlı sensörler ve moleküler olarak basılmış polimer tabanlı sensörler verilebilir.
Bu inceleme makalesinde, her sensör modeli ayrıntılı referanslarla açıklanacak ve tartışılacaktır. Nanoteknolojik yöntemler kullanılarak geliştirilen CD'lere duyarlı kemosensörler, çeşitli alanlarda önemli uygulama potansiyeline sahiptir. Bu sensörler, çevresel kirleticilerin tespiti, gıda güvenliği ve ilaç analizi, biyolojik ve kimyasal savaş ajanlarının tespiti ve tıbbi teşhis gibi alanlarda kullanılabilir.