Amaç

Bu çalışma, 2021–2025 yılları arasında yüksek hasta hacmine sahip bir üniversite diş hastanesinde uygulanan implant destekli protetik tedaviler sonrası hasta memnuniyetini değerlendirmeyi ve tedavi sonrası dönemde karşılaşılan en sık klinik sorunları belirlemeyi amaçlamıştır. Estetik, çiğneme ve konuşma fonksiyonu, konfor, hijyen bakımı ve ek klinik ziyaret ihtiyacı gibi memnuniyeti etkileyen faktörler kapsamlı biçimde incelenmiştir.Yöntemler: Araştırmada retrospektif, tanımlayıcı ve kesitsel bir tasarım benimsenmiştir. Kurumsal klinik kayıtlarda yer alan 130 hastadan 88’ine başarıyla ulaşılmış ve yapılandırılmış telefon anketi tamamlanmıştır. Katılımcılar üç implant destekli protez grubuna ayrılmıştır: kron–köprü restorasyonları, tam ark sabit protezler ve implant destekli hareketli protezler. Anket; estetik algıyı, fonksiyonel performansı, bakım zorluğunu, klinik bilgilendirmenin yeterliliğini ve komplikasyonları 5’li Likert tipi ölçekle değerlendirmiştir. Tüm yanıtlar istatistiksel analiz öncesinde anonimleştirilmiştir.Bulgular: Hastaların genel olarak %63,6’sı “çok memnun” olduğunu belirtirken, %10’u tamamen memnuniyetsiz olduğunu ifade etmiştir. Estetik sonuçlar yüksek oranda olumlu değerlendirilmiştir (%69,3 çok memnun) ve hastaların büyük çoğunluğunda (%92) konuşma fonksiyonu korunmuştur. Çiğneme fonksiyonu ise nispeten daha düşük memnuniyet göstermiş, birçok hasta fonksiyonel zorluklar bildirmiştir. Komplikasyon analizinde hastaların %47,1’i herhangi bir olumsuzluk yaşamadığını belirtmiştir. Bildirilen sorunlar arasında en sık görülenler; simantasyon kaybı (%13,8), vida gevşemesi (%11,5) ve vida kırılması (%4,5) olmuştur. Hastaların %55,7’si hijyen prosedürleri konusunda yeterince bilgilendirildiğini ifade etmiştir.Sonuç: İmplant destekli protezler özellikle estetik ve konuşma alanlarında yüksek memnuniyet sağlamaktadır; ancak çiğneme performansı, teknik komplikasyonların yönetimi ve hijyen desteği açısından iyileştirmelere ihtiyaç vardır. Tedavi sonrası hasta eğitiminin güçlendirilmesi ve yapılandırılmış uzun dönemli bakım protokollerinin uygulanması, klinik sonuçların ve hasta bildirimli memnuniyetin artırılmasına katkı sağlayabilir.